Şimdi biraz derinden biraz serinden nefes alın. Her kim hayatınıza ucundan kıyısından dokunduysa ve her kim çocukluğunuzu, insanlığınızı, geleceğinizi, hayallerinizi elinizden aldıysa onu düşünün, inebildiğiniz kadar derine inin. Önce o parmaklıkların ardından hiç suçu olmayan çocukluğunuzu özgür bırakın. Daha sonra orada olması gerekenleri oraya hapsedin ve üzerine toprak örtüp çıkın. Biraz da onlar oyalansın. Siz hayatınızı yaşayın. Sevgili Özkan Şenol’un bir seminerinde sarfettiği ve detayında insanı büyük uçurumların kenarından döndürdüğüne inandığım bir sözü var. Aslında kelime kelime, cümle cümle sizlere anlatmak istediğim şeyi en güzel haliyle özetlemiş kendisi. Ben de burdan siz sevgili okurlarıma kendisinin diliyle söylüyorum: “Başkaları için yaşarken kendiniz için ölmeyin!”
Şimdi de son kez kendi adıma söylüyorum: “Tutun çocukluğunuzun elinden, alın karşınıza, şimdiye kadar hayır demek isterken evet dediğiniz, başkaları üzülmesin diye onu üzdüğünüz her an için ondan özür dileyin ve ona söz verin. Onu herkesten uzakta ama kendinize en yakın yerde mutlu mesut büyütün.” Haydi bakalım nur topu gibi ebeveyn oldunuz.
Çocukluğunuza sevgilerimle… 😊