enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Türkiye’den Akdeniz Ülkelerine “Balans Ayarı”

20.08.2025
A+
A-

Türkiye artık Akdeniz Bölgesi’nde oyun kurucu ülke! Son dönemde bölgemizde yaşanan diplomatik ve ekonomik gelişmeler, bir tür “bölgesel yeniden dengeleme” sürecine işaret ediyor. Libya’da Hafter’in Türkiye ile barış arayışına girmesi—özellikle Yunanistan’ı şaşırtan bu yaklaşımla—hem diplomaside hem de güç dengelerinde yeni bir rotanın işaret fişeklerini ateşledi.

1. Hafter’in Türkiye Yaklaşımı: Yunanistan’a Şok

Libya’da Hafter’in, deniz yetki anlaşmalarında Türkiye ile masaya oturma arayışı, Yunanistan için beklenmedik bir diplomatik sarsıntı oldu. Çünkü bu adım, Ankara’yı Doğu Akdeniz denkleminde daha da belirleyici bir aktör konumuna taşıyor.

2. Süveyş Kanalı Geliri ve Alternatif Kazanç Projeksiyonu

Mısır, 2023 mali yılında Süveyş Kanalı’ndan rekor bir gelir elde etti: 9,4 milyar dolar civarında. Ancak 2024’te bölgesel çatışmalar ve Husi saldırıları nedeniyle bu gelir 3,99 milyar dolara kadar geriledi.

Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Eğer Irak ve Türkiye iş birliğiyle PKK tehdidini ortadan kaldırır ve güvenli bir kara-demiryolu koridoru oluşturulursa—ticaret gemilerinin Süveyş yerine bu güzergâhı tercih etmesi mümkün olabilir. Bu, hem Irak hem Türkiye için yeni bir gelir kaynağı yaratabilir.

Tahmini bir senaryo olarak, Süveyş Kanalı’nın yaşadığı kayıpta (örneğin yıllık 5–6 milyar dolarlık gelir), bu pazar payının %10–20’si gibi bir hacim alternatif koridora yönelse—bu da 500 milyon ile 1,2 milyar dolar arasında bir potansiyel gelir anlamına gelebilir. Bu tamamen varsayımsal olsa da, lojistik üs konumundaki Türkiye ve transit koridordaki Irak için ciddi bir ekonomik fırsat sunar.

3. Bölgesel Yakınlaşmalar: Mısır, Ermenistan, İtalya ve Türkiye

Mısır ve Ermenistan’ın Türkiye ile ilişkileri normalleştirme arzusu, İtalya Başbakanı Meloni’nin de Türkiye’ye daha yakın bir strateji izlemesi—yeni bir diplomatik atmosferin habercisi. Türkiye artık bölgesel iş birliğinin merkezinde konumlanırken, bu eğilimler yalnızlaşma değil, tam tersine “merkez ülke” olma vizyonunu güçlendiriyor.

4. Irak’ın Tutumu: Güvenlik ve Ekonomi İkilemi

Irak ve Kuzey Irak yönetimi, artık ülkesinde PKK varlığı istemediklerini açıkça belirtiyor. Bu yeni tutum, yalnızca Türkiye için değil, Irak’ın kendi siyasi istikrarı ve ekonomik gelişimi için de kritik. PKK tehdidinin azalması, bu güzergâhta lojistik yatırımların artması ve Türkiye ile daha sağlam ekonomik bağların kurulması anlamına geliyor.

5. Kazan-Kazan Dönemi: Güvenlik, Diplomasi, Ticaret Bir Arada

Toparlayacak olursak:

  • Hafter’in Türkiye’ye yanaşması, Yunanistan için diplomatik sürpriz yarattı.
  • Süveyş Kanalı gelirlerindeki dramatik düşüş, alternatif ticaret yollarının önemini vurguluyor.
  • Mısır, Ermenistan, Meloni—Türkiye’yi kapsayıcı bir iş birliği partneri olarak görüyor.
  • Irak’ın PKK karşıtı tutumu, hem güvenlik hem ekonomi alanında yeni bir sayfa açıyor.

Bu sinerjiyle, Türkiye:

  1. Güvenlik diplomasisinde kazanımlarını pekiştirebilir.
  2. Lojistik ve transit ticarette bölgesel merkez rolünü güçlendirebilir.
  3. Bölge ülkeleriyle istikrarlı ve ekonomik temelli iş birlikleri geliştirebilir.

Yani; diplomasiden güvenliğe, oradan ticarete uzanan bu yeni rota, Türkiye ve Irak için “yeni bir kazan-kazan dönemi” yaratabilir.

Serhat Güller yazıları…

Serhat Güller sosyal medya…

Yazarın Diğer Yazıları