enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İnsan Kuşağı

22.08.2021
A+
A-

Kıyamet yakın dediğimiz bu günlerde; kaoslar, virüsler, bulaşıcı hastalıklar, çıkması öngörülen savaşlar, kimyasal saldırılar, yangınlar ve daha duymadığımız ama duymamızın yakın olduğu nice biyolojik silah ve saldırı kapımızda. Hayatımız anlamını kaybetmiş, dev bir boşluk içinde devam ediyor. Biz ve bizden öncekilere kıyasla her anlamda daha şanslı olduğu her fırsatta dile getirilen bir jenerasyon da bu kaosun içinde kendine bir yer bulup büyüme çabası gösteriyor. İnsanın en güçlü bağı kucaklaşarak kurduğu insani yaşam döngüsünde tüm insanlığı birbirinden kopardılar. Tabii en ağır darbeyi çocuklar aldılar. Çünkü sevginin çoğalttığı mutluluğu, onardığı hasarı ve insana verdiği gücü hiçbir kimyasal silahla ya da saldırıyla yıkamayacaklarını çok iyi biliyorlardı. O sebeple önce kalemizi yıktılar. Önce bizi birbirimizden ayırdılar, giderek zayıflayan psikolojilerimize de her geçen gün farklı sebeplerle bir darbe daha vurdular, ta ki o son zincir halkadan kopana dek! Sonucunda ise biz yalnız kaldık. Baş edemediğimiz bu yalnızlık her geçen saniye sevgisizliğe ve akabinde saldırgan ve fütursuz bir kimliğe büründü. Milyarlarca insan yaşadığı mutsuzluğun sorumlusunu aramaya başladığında ise büyük yıkımın ilk sahneleri gösterime girdi. Her şey raydan çıktı. Dünya ve insanlık artık önünü ya da sonunu göremediğimiz bir girdaba doğru sürükleniyor. Evet, milyarlarca insan da bunu bir film sahnesiymiş gibi hipnotize olmuş şekilde izliyor! Şimdi de dünyayı yakıyorlar! Koca bir çemberi daraltarak tüm insanlığı küçücük bir dikiş yüzüğüne sıkıştıranların ne bu dünyada ne de diğer alemde yerinin olmadığını biliyoruz. Lakin oraya sıkışan insanların aslında kendilerini kimin ittiğini, nereye ittiğini görmeye çalışmak yerine güçleri kime yeterse ona saldırmaları, hatta bazen daha da insani çerçeveden çıkmak suretiyle düşünce ve davranış yapısıyla dehşet saçtığını görmeyi de artık ne duygularım ne de kalan insaniyetim hazmedemiyor.

Evet bir gün hastalıklar bitecek ama nesilin içinde açılmış yaraları iyileştirmeye kimsenin gücü yetmeyecek. Evet, o beklenen uçaklar gelecek ve o yangınlar da sönecek ama insanların içindeki yangınları söndürmeye ne okyanuslar ne de yağmurlar yetecek. Ya yitip gitmiş onca canlının onca insanın geride bıraktığı acıyı hangi tatlı söz durdurmaya yetecek? İnsansız üretilmiş onca araçla açtığınız çığırda insansız beden aracının açacağı hasarı ve savaşı durduracak bir teknolojiniz olmayacak! İçinde insanlığınızı yitirdiğiniz o bedenlerinizin dünyaya ve insanlığa daha ne kadar ağır hasarlar vereceğini de konuşmaya gerek yok zaten. Sevgiyle ulaşabileceğimiz zaferin kuyusunu kendi içinizdeki savaşlarla kazmayı bırakın.

Demem o ki kuşağın A’sı, C’si, Y’si, Z’si yoktur. Ezelden ebede doğmuş yaşamış göçmüş ya da şu an yaşamakta olan herkes insandır. Hepsi de kendi yaşadıkları dönemin sıkıntılarına ister istemez maruz kaldılar. Giderek birlik beraberlik azaldı. Ne var ki insanlık daha önce hiç bu kadar acımasız, bu kadar pervasız, bu kadar kör ve bu kadar yıkıcı olmamıştı. Farkına varmamız gereken tek şey insanlığın sağı, solu, siyaseti, mezhebi, fırkası, kadını veya erkeği olmaz! İnsan insandır ve iyi bir dünyayı hak eder. Tarihin azmanlarından Hülagü’nün hikayesiyle bitirmek isterdim lakin yazımı daha da uzatmak istemedim. Yine de size Hülagü’yü okumanızı tavsiye ediyorum çünkü içinde bulunduğumuz durumu daha iyi izah edebilecek bir hikâye daha duymadım.

Her şart ve koşulda insan kalabilmemiz temennisiyle…

Yazarın Diğer Yazıları