Son günlerde dünya basınında hızla yayılan sıra dışı bir sağlık alarmı, bilim insanlarını yeniden zoonotik hastalıklar konusunda harekete geçirdi. Antarktika seferleriyle bilinen Hollanda merkezli MV Hondius adlı cruise gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakaları sonrası, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Avrupa sağlık kurumları ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) süreci yakın takibe aldı.
İlk etapta sıradan bir enfeksiyon gibi değerlendirilen vakaların ardından bazı yolcuların ağır şekilde hastalanması, farklı ülkelerde temaslı kişilerin gözlem altına alınması ve ölüm haberlerinin gündeme gelmesi, dikkatleri yeniden yıllardır sessizce varlığını sürdüren eski ama ölümcül bir virüse çevirdi: Hantavirüs.
Ancak uzmanların asıl dikkatini çeken detay, bu olayın sıradan hantavirüs vakalarından farklı olabileceği ihtimaliydi.
Çünkü bilim insanları, cruise gemisindeki vakaların “Andes Hantavirüsü” adı verilen nadir bir türle bağlantılı olabileceğini tartışıyor.
Bu detay oldukça önemli. Çünkü klasik hantavirüs türleri genellikle insandan insana kolay bulaşmıyor. Fakat Güney Amerika kökenli Andes Hantavirüsü, geçmişte insanlar arasında sınırlı bulaş gösterebildiğine dair bilimsel verilerle dikkat çekmişti.
Covid-19 pandemisinin ardından dünya artık bu tarz haberleri çok daha farklı okuyor. Çünkü modern çağda bir virüsün sınır tanımadan yayılması için bazen yalnızca birkaç saat yetiyor.
Uzmanlar şu an için bunun “yeni bir pandemi” anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor. Ancak yaşananlar, küresel sağlık sistemlerinin hâlâ ne kadar kırılgan olduğunu yeniden hatırlatıyor.
Sessiz Ama Ölümcül: Hantavirüs Nedir?
Hantavirüsler, çoğunlukla fareler ve diğer kemirgenler aracılığıyla yayılan bir virüs ailesi.
Virüsü taşıyan hayvanlar genellikle hasta olmuyor. Ancak onların dışkısı, idrarı, tükürüğü ile kirlenmiş ortamların solunması insanlarda ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor.
Özellikle kapalı ve hijyenin zayıf olduğu alanlarda risk artıyor.
Hastalığın ilk belirtileri çoğu zaman sıradan bir grip ile karıştırılıyor:
• yüksek ateş,
• kas ağrıları,
• halsizlik,
• baş ağrısı,
• mide bulantısı.
Ancak bazı vakalarda tablo çok hızlı ağırlaşabiliyor.
Virüs özellikle akciğerleri etkilediğinde, “Hantavirus Pulmonary Syndrome” (HPS) adı verilen ölümcül bir tablo ortaya çıkabiliyor.
Bu durumda:
• nefes darlığı,
• akciğerlerde sıvı birikmesi,
• ciddi solunum yetmezliği
görülebiliyor.
Uzmanlara göre bazı ağır vakalarda ölüm oranı yüzde 38’e kadar çıkabiliyor.
Cruise Gemileri Neden Riskli?
Bilim insanlarına göre cruise gemileri bulaşıcı hastalıklar açısından oldukça hassas alanlar.
Çünkü:
• kapalı yaşam alanları,
• yoğun insan teması,
• ortak havalandırma sistemleri,
• uzun seyahat süreleri,
• farklı ülkelerden gelen yolcular
virüslerin yayılması için uygun ortam oluşturabiliyor.
Covid-19 sürecinde cruise gemilerinin neden küresel sağlık tartışmalarının merkezine yerleştiği de böylece yeniden hatırlanmış oldu.
Şu an araştırmacılar;
• vakaların hangi hantavirüs türüyle ilişkili olduğunu,
• bulaşın tam olarak nasıl gerçekleştiğini,
• gerçekten insanlar arası geçiş olup olmadığını
anlamaya çalışıyor.
Şimdilik kamuoyuna verilen mesaj net:
Panik değil, dikkat.
Aslında Çok Eski Bir Tehdit
Hantavirüs yeni keşfedilmiş bir virüs değil.
Virüs adını Kore’de bulunan “Hantaan Nehri”nden alıyor. İlk büyük salgın kayıtları ise 1950’lerde Kore Savaşı sırasında ortaya çıkıyor.
O dönemde binlerce askerde:
• yüksek ateş,
• böbrek yetmezliği,
• kanamalarla seyreden gizemli hastalıklar görülüyor.
Yıllar sonra bunun hantavirüs kaynaklı olduğu anlaşılıyor.
Ancak bazı bilim insanları, tarihteki daha eski bazı gizemli salgınların da aslında hantavirüs bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Özellikle Birinci Dünya Savaşı dönemindeki bazı “siper hastalıkları” ile eski Çin kayıtlarında yer alan açıklanamayan ateşli hastalıklar bugün yeniden değerlendiriliyor.
Amerika’daki Gizemli Ölümler
Modern hantavirüs tarihinin en dikkat çekici olaylarından biri ise 1993 yılında ABD’nin “Four Corners” bölgesinde yaşandı.
Genç ve tamamen sağlıklı bireyler, aniden gelişen ağır solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmeye başladı.
İlk başta neden anlaşılamadı.
Daha sonra yapılan araştırmalar, bunun daha önce bilinmeyen yeni bir hantavirüs türünden kaynaklandığını ortaya çıkardı.
Bu olay, Amerikan CDC tarihindeki en önemli zoonotik alarm örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
İklim Krizi Yeni Salgınları Tetikleyebilir mi?
Bilim insanlarına göre geleceğin en büyük sağlık tehditlerinden biri, insan ile vahşi yaşam arasındaki sınırların giderek silinmesi.
İklim değişikliği,
orman kayıpları,
şehirleşme,
küresel seyahat alışkanlıkları
ve ekosistem değişimleri, kemirgen popülasyonlarını da etkiliyor.
Bu durum yalnızca hantavirüs için değil; gelecekte ortaya çıkabilecek yeni zoonotik hastalıklar için de ciddi risk oluşturuyor.
Uzmanların bugün üzerinde durduğu en önemli sorulardan biri şu:
“Bir sonraki küresel sağlık tehdidi nereden gelecek?”
Belki bir ormandan.
Belki eriyen buzulların altından.
Belki de dünyanın bir ucundan diğerine yol alan bir cruise gemisinin sessiz koridorlarından.
Dünya Hazır mı?
Hantavirüs şu an için küresel bir pandemi tehdidi olarak değerlendirilmiyor.
Ancak bilim dünyası, özellikle Andes Hantavirüsü gibi insanlar arasında sınırlı bulaş potansiyeli taşıyan varyantları dikkatle izliyor.
Çünkü Covid-19 sonrası dünya artık çok iyi biliyor ki;
Bir virüsün dünyanın bir ucundan diğerine ulaşması için bazen yalnızca birkaç saat yeterli oluyor.
Ve bazen en büyük tehditler, sessiz gelenler oluyor.