İsrail ordusunun, Lübnan ile varılan çerçeve anlaşmasına rağmen güney bölgelerine yönelik hava ve topçu saldırılarını devam ettirdiği bildiriliyor. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, İsrail’in anlaşmalara uymadığını belirterek direnişin süreceğini açıkladı.
Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve daha sonra çeşitli aşamalarda uzatılan ateşkes süreci, sahada yaşanan yoğun saldırılar nedeniyle ciddi bir sınavdan geçiyor. 26 Haziran’da Washington’da imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki beldelere yönelik askeri operasyonları hız kesmeden devam ediyor. Lübnan resmi ajansı NNA tarafından aktarılan bilgilere göre, İsrail savaş uçakları ve topçu birlikleri; Nebatiye, Sur, Mansuri, Kefertebnit, Mifedun, Şakra, Kunin, Aynata, Hadasa ve Beraşit gibi birçok yerleşim yerini hedef aldı. Bu saldırılar, bölgedeki insani krizi derinleştirirken, yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığı belirtiliyor.
İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı yoğun hava saldırıları ve ardından gelen işgal süreci, Lübnan genelinde büyük bir yıkıma yol açtı. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın güncel verilerine göre, bu tarihten bu yana düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 4 bin 386’ya ulaştı. Bölgedeki askeri hareketlilik sadece hava saldırılarıyla sınırlı kalmayıp, belirli bölgelerde gerçekleştirilen patlatmalar ve topçu atışlarıyla da devam ediyor. Uluslararası toplumun ateşkesi koruma çabalarına rağmen, sahadaki askeri faaliyetlerin sürmesi bölgedeki gerilimi tırmandırmaya devam ediyor.
Bu gelişmeler ışığında Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, televizyon aracılığıyla yaptığı açıklamada İsrail’in varılan anlaşmaları ihlal ettiğini vurguladı. Kasım, İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü sürece direnişten başka bir seçeneklerinin olmadığını belirterek, “Lübnan’ın güneyinin kurtuluşunu gözümüzün önünde görüyoruz. Zaman alsa da İsrail, Lübnan’ın güneyinde kalamayacak” ifadelerini kullandı. İsrail’in çekilme taleplerine karşı taviz vermeyeceklerini belirten Kasım, çözümün ancak düşmanın boyun eğerek çekilmesiyle mümkün olabileceğini savundu.
Kasım, konuşmasında ayrıca Lübnan’ın iç meselelerine de değinerek, dış vesayet olmaksızın anayasal çerçevede işbirliğine hazır olduklarını dile getirdi. Silahların devlet tekelinde toplanması, ekonomi ve bir arada yaşam gibi konularda uzlaşmaya açık olduklarını belirten Hizbullah lideri, ABD’nin İsrail’e verdiği desteğin bölgedeki barış çabalarını zorlaştırdığını öne sürdü. Lübnan iç siyasetinde anayasal yasalar temelinde bir uzlaşı arayışında olduklarını ifade eden Kasım, dış müdahalelerin çözüm sürecini tıkadığını savundu.
İsrail ordusunun bölgedeki askeri varlığı ve operasyonları, 2 Mart’tan bu yana Lübnan’ın güneyindeki onlarca beldeyi etkilemiş durumda. Özellikle sınır hattındaki yerleşim yerlerinde yaşanan yıkım, bölge halkının yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor. Ateşkesin kağıt üzerinde kalması ve sahadaki çatışmaların devam etmesi, diplomatik çözüm arayışlarının geleceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Taraflar arasındaki güven bunalımı, müzakere masasında alınan kararların sahada karşılık bulmasını engelliyor.
Sonuç olarak, Lübnan’ın güneyindeki durum, hem insani hem de siyasi açıdan kritik bir noktada bulunuyor. Bir yandan ateşkesin korunması için diplomatik kanallar açık tutulmaya çalışılırken, diğer yandan sahadaki askeri çatışmaların şiddeti artıyor. Hizbullah’ın direniş vurgusu ve İsrail’in operasyonlarını sürdürme kararlılığı, bölgedeki belirsizliğin kısa vadede çözülmesinin zor olduğunu gösteriyor. Uluslararası gözlemciler, tarafların anlaşmalara sadık kalmaması durumunda bölgedeki insani felaketin daha da büyümesinden endişe ediyor.