enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Çocuklarda beslenmeye dikkat; bodurlukla birlikte diyabet gelişebilir

Türkiye’de uzun süreli beslenme bozukluğu sonucu gelişen ve bodurluk diye adlandırılan boy kısalığından özellikle 0-5 yaş grubunun etkilendiğini …

Çocuklarda beslenmeye dikkat; bodurlukla birlikte diyabet gelişebilir
Ekip Türkiye
29.11.2021
A+
A-

Türkiye’de uzun süreli beslenme bozukluğu sonucu gelişen ve bodurluk diye adlandırılan boy kısalığından özellikle 0-5 yaş grubunun etkilendiğini ifade eden Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Prof. Dr. Tanju Besler, uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Besler, “Bu sorunun çocuğun yetişkinlik döneminde de devam edeceğini biliriz. Çocukluk döneminden başlayan ve ileriki yaşlarda var olabilecek bazı hastalıklara zemin hazırlaması sorunuyla karşı karşıya kalabiliriz. Beslenme ilintili hastalık dediğimiz bazı hastalıklarla daha fazla karşı karşıya geliyorlar. Bunların başında da diyabet ve hipertansiyon geliyor. İnfeksiyon hastalıklarına da yakalanma sıklıklarında muazzam bir artış var” diye konuştu.

BEKLENEN BOY NE OLMALI?

Çocuğun boy ve kilosunda genetik faktörlerin de etkili olduğuna dikkat çeken Tanju Besler, “Beklenen boy kız çocukları için anne boyu artı baba boyu eksi 13 bölü 2 olarak hesaplanmalı. Erkeklerde de eksi 13 artı 13 şeklinde yapılabilir” dedi.

EN AZ EGE VE MARMARA’DA GÖRÜLÜYOR

Türkiye’de de bodurluk kavramının var olduğunu ifade eden Besler, “Çocuklar içerisinde dünyada yüzde 50’ye varan oranlarda bodurlukla karşı karşıya kalan ülkeler var. Bunların başında Etiyopya gibi ülkeler geliyor. Bizim son 10 yıllık Kalkınma Planı’nda da bodurluğu azaltmanın hedeflendiği oran yüzde 7,5. Türkiye’de bodurluk bölgelere göre değişiklik gösteriyor ve ortalama yüzde 20’ler civarında. En az görülen Ege ve Marmara Bölgesi. Doğu’ya doğru gidildiğinde yüzde 22’lere varan bir bodurlukla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

YAN ETKİLERİ AZALTILABİLİR

Bodurluğun olası yan etkilerinin azaltılabileceğini söyleyen Besler, “Çocuğun olası bir takım sorunlarının olabileceğini ön görebilirsek ona göre tedbir almamız mümkün. Bodurluğun etkinliğini azaltmamız mümkün, bunu da rahatlıkla yapabiliriz. En önemlisi çocukların yeterli ve dengeli beslenme gereğini mutlaka aileye verebiliriz. Çocukluk döneminde takip çok önemli. Bunların bütün beslenme alışkanlıklarının düzeltmek, ailenin beslenme alışkanlıklarına bakmak lazım. Ailenin ve çocukların beslenme eğitimi çok önemli” diye konuştu.

ANNE SÜTÜ ÖNEMLİ

İlk 6 aydan sonra bodurlukla alakalı kavramlarla daha sık karşılaşıldığını ifade eden Besler, “Bebeklere ilk ay anne sütünden başka hiçbir şey vermeye ihtiyacımız yok hatta verilmemesi gerekir. Bu çocukların gelecekte hastalıklara yakalanma oranı daha düşük. 6 aydan sonra çocukları besinlerle tanıştırmalıyız” dedi.

BESİN ÇEŞİTLİLİĞİ 1 YAŞINDA OLUŞMALIDIR

Besler, “Çocuğun beslenmesi 1 yılsonunda aileyle birlikte oturur ve anne babanın yediği tüm besinleri yiyebilecek konuma gelmelidir. Besin çeşitliliği 1 yaşında oluşmalıdır. Anne ve babanın yediği miktarlardan daha az olmalıdır. Et ve et yerine geçen gruplar, süt ve süt ürünleri, tahıllar; ekmek, makarna, pirinç pilavı, sebze ve meyveleri 1 yıl sonunda rahatlıkla yiyor olma noktasına gelinmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Besler, süt ve süt ürünleri tüketimin yetersizliğine dikkat çekerek, “Protein açısından çok önemli bir kaynak olan yumurta tüketimi çok önemli” dedi.

“ÇOCUKLARA BESLENME EĞİTİMİ VERİLMELİ”

Çocuklara doğru beslenme alışkanlığı kazandırmanın ailede başladığına vurgu yapan Besler, “Ailede anne ve babası doğru beslenmeyen bir çocuğun bu alışkanlığa sahip olması çok beklenmemeli. Yasak denildiğinde genellikle özel bir ilgi oluyor. Çocuklara yasak kavramıyla yaklaşmamalıyız. Aşırıya kaçmadan tüm besinleri tüketme şansına sahipsiniz. Az tüketilmesi gereken besinleri çocuklara öğretmemiz lazım” diye konuştu.

KAYNAK: Cumhuriyet

ETİKETLER: , , , ,