enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

UNESCO’ya Ayasofya çağrısı

Yunan arkeologlar, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) açık mektup yazarak Ayasofya Camisi’ne “zorla müdahale edilmesi …

UNESCO’ya Ayasofya çağrısı
Ekip Türkiye
31.08.2022
A+
A-

Yunan arkeologlar, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) açık mektup yazarak Ayasofya Camisi’ne “zorla müdahale edilmesi” çağrısında bulundu. Yunan Arkeologlar Derneği (SEA), geçtiğimiz pazartesi günü yayımladığı açık mektupta UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay’e seslendi.

Son yıllarda Ayasofya’da hasarın arttığını söyleyen dernek, “Ayasofya için risk oluşturan mevcut durumu tersine çevirmek için zorla müdahale edilmesi gerektiğini” dile getirdi.

SEA, Ayasofya’nın mevcut yönetiminin yapı için “yıkıcı” olduğunu belirtti. ARTnews’in haberine göre mektupta, ziyaretçilerin yeterince iyi kontrol edilmediği ve güvenliğin eksik olduğuna dikkat çekildi. Anıtın korunmasının ziyaretçilerin iradesine bırakıldığı eklendi. Mektupta, “Eşsiz Ayasofya’nın geleceğiyle ilgili Türkiye’nin içinde ve küresel düzeyde endişeler var” cümlesi yer aldı.

Dünyanın önemli dini ve kültürel miraslarından biri olan Ayasofya, 1985 yılında UNESCO’nun Dünya Kültürel Mirası listesine alınmıştı. Kilise olarak inşa edilen Ayasofya, 2020 yılında cami statüsüne geçirilerek ibadete açılmıştı. Öncesinde ise Ayasofya -1935 yılı itibarıyla- müze statüsüne sahipti.

AYASOFYA’NIN YERALTI YAPILARI GÖRÜNTÜLENDİ

Ayasofya’nın bağlı en büyük yeraltı yapılarından olan tüneller, mahzenler, üç odalı yeraltı mezarı ile dehlizler görüntülendi.

M.S. 4. yüzyıl olarak tarihlendirilen yerin 4 metre altındaki 3 odalı tarihi yer altı mezar yapısını görüntülendi.

Ayasofya’nın altında ve etrafında toplam uzunluğu yaklaşık 1 kilometreyi bulan tünel ve menfezleri üç boyutlu görüntüledi.

M.S. 4. yüzyıl olarak tarihlendirilen yerin 4 metre altındaki üç odalı tarihi yer altı mezar yapısını görüntülendi.

Ayasofya’nın güneybatısındaki kestane ağacının dibinden inilen, yerin 2 metre altındaki mahzenleri, devamında yer alan tünelleri ve dehlizleri gösteren Diker, Ayasofya’nın eşsiz bir yapı olduğunu söyledi.

Doğu Roma İmparatorluğu’nun İstanbul’a yaptırdığı en büyük kilise olan Ayasofya’nın aynı bölgede üç kez inşa edildiğini belirten Diker, “Bugüne kadar gelen Ayasofya’nın 532 yılında başlayan inşası 537 yılında tamamlandı. Üçüncü Ayasofya’nın yapımında, yakılarak yıkılmış önceki ahşap çatılı yapılardan farklı olarak bu yapıda ana mekân, dört payenin taşıdığı 4dörtkemer üzerinde, tuğla ile o zamana kadarki en büyük kubbe ve onu iki yönden destekleyen iki yarım kubbe ile örtülmüştür. Ayasofya’nın kuzeydoğu cephesinin hemen önünde yer alan mezar yapısı yerin 4 metre altında bulunuyor. ‘Hipoje’ olarak bilinen bu yapı, Ayasofya’nın inşası sırasında yapılmış olan bir yeraltyapısı değil, ondan çok daha önce M.S. 4. yüzyıla tarihlendirilen bir yeraltı mezar yapısıdır. Bu yapı Ayasofya civarında bulunabilmiş en eski mimari eserdir. Bu yeraltı yapısı sonradan yeniden işlevlendirilmek adına iki ucundan birer menfez bağlanarak diğer yeraltı yapılarıyla ilişkili hale getirilmiştir. Erişimi epey zor olan bu yer çok bilinmiyor. ‘Hipoje’yi 1946 yılında ilk belgeleyen Ayasofya’nın ilk müze müdürlerinden Muzaffer Ramazanoğlu olmuş. Kültür ve Turizm Bakanlığının geçtiğimiz yıl sonunda burada yürütmüş olduğu temizleme çalışması kapsamında yaklaşık dört tona yakın moloz, çamur tahliye edildi. Bu çalışmanın daha uzun vadeli bir arkeolojik çalışma sürecinde, Ayasofya’nın diğer yeraltı yapılarını da kapsayacak şekilde devam ettirilmesinin çok doğru olacağını düşünüyorum’ dedi.

KAYNAK: Cumhuriyet

ETİKETLER: , , , ,