Fransa’nın İsrail’e yönelik silah ihracatını 2024’ten 2025’e yükseltmesi, Uluslararası Af Örgütü tarafından sert bir dille eleştirildi. Örgüt, bu artışın Fransız yetkililerin resmi açıklamalarıyla çeliştiğini vurguladı.
Uluslararası Af Örgütü, Fransa’nın İsrail’e yönelik savaş malzemeleri ihracatını artırma kararını sert bir dille eleştirdi. Örgüt tarafından yapılan açıklamada, Gazze’deki insani krizin devam ettiği bir dönemde, Fransa’nın İsrail’e sağladığı askeri desteği genişletmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. Özellikle 2024 yılına kıyasla 2025 yılında yapılan teslimatlardaki artış, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Fransa Savunma Bakanlığı tarafından parlamentoya sunulan resmi veriler, ihracat rakamlarındaki yükselişi gözler önüne serdi. Bakanlık raporlarına göre, 2024 yılında 16,1 milyon avro seviyesinde olan İsrail’e yönelik silah ihracatı, 2025 yılında 19,8 milyon avroya ulaştı. Bu veriler, Fransız hükümetinin İsrail’e silah satışı yapılmadığı yönündeki önceki beyanlarıyla doğrudan çelişki oluşturuyor.
Uluslararası Af Örgütü, bu durumu ‘yöneticilerin açıklamalarının gerçeklerle örtüşmemesi’ olarak nitelendirdi. Örgüt, Fransız yetkililerin Filistin halkının yanında olduklarına dair söylemlerinin, artan silah sevkiyatları nedeniyle inandırıcılığını yitirdiğini savundu. Açıklamada, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin, Fransa gibi devletlerin sağladığı destek sayesinde sürdürülebildiği ve bu durumun bir ‘suç ortaklığı’ teşkil ettiği ifade edildi.
Örgüt, Fransız makamlarına yönelik çağrısında, İsrail’in cezasızlık içinde silahlandırılmasına son verilmesi gerektiğini vurguladı. Gazze’deki çatışmaların üçüncü yılını geride bıraktığı hatırlatılan açıklamada, ‘Daha ne kadar İsrail Devleti’ni silahlandırmaya ve onunla ticaret yapmaya devam edeceğiz?’ sorusu yöneltildi. Bu çıkış, Fransa’nın dış politikasındaki tutarlılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Silah sevkiyatı tartışmaları, daha önce de Fransız hava yolu şirketi Air France ile ilgili iddialarla gündeme gelmişti. Fransız sendikaları, şirketin Paris-Tel Aviv uçuşlarında İsrailli bir savunma şirketine ait malzemelerin taşındığını öne sürmüştü. Air France yönetimi söz konusu iddiaları kesin bir dille yalanlamış olsa da, bu durum Fransa’nın İsrail ile olan savunma sanayii ilişkilerine yönelik şüpheleri artırmıştı.
Sonuç olarak, Uluslararası Af Örgütü’nün bu raporu, Fransa’nın Orta Doğu politikasındaki ikilemi bir kez daha ortaya koydu. Hükümetin resmi verilerle sabitlenen ihracat artışı, hem uluslararası insan hakları kuruluşlarının hem de yerel sivil toplum örgütlerinin baskısını artırıyor. Fransa’nın önümüzdeki dönemde bu eleştirilere karşı nasıl bir diplomatik tutum sergileyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.