Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 23 yıllık titiz bir çalışmanın ürünü olan İsmail Hakkı Bursevi’nin başyapıtı Ruhu’l-Beyan’ın müellif nüshasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a takdim etti.
Türk kültür ve İslam ilim tarihinin en önemli eserlerinden biri kabul edilen, Osmanlı alimi İsmail Hakkı Bursevi’nin kaleme aldığı ‘Ruhu’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an’ adlı eser, uzun süren bir hazırlık sürecinin ardından yeniden okuyucuyla buluştu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen kapsamlı çalışmalar neticesinde, eserin bizzat müellifi tarafından yazılan orijinal nüshası, aslına sadık kalınarak tıpkıbasım yöntemiyle çoğaltıldı. Bu önemli kültürel hamle, Osmanlı dönemi tefsir geleneğinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, eserin tıpkıbasımını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sundu. Gerçekleştirilen takdim töreninde, eserin sadece bir tefsir kitabı değil, aynı zamanda Osmanlı entelektüel birikiminin bir nişanesi olduğu vurgulandı. 23 yıl süren yoğun bir emek ve akademik titizlikle hazırlanan bu çalışma, eserin orijinalindeki hat sanatından kağıt dokusuna kadar her detayın korunmasını hedefliyor.
İsmail Hakkı Bursevi, Osmanlı döneminin en üretken ve derinlikli alimlerinden biri olarak bilinmektedir. ‘Ruhu’l-Beyan’, yazarın tasavvufi ve ilmi derinliğini yansıtan en kapsamlı eseri olma özelliğini taşımaktadır. Yüzyıllardır İslam dünyasında başvuru kaynağı olarak kullanılan bu devasa tefsir, müellif nüshasının tıpkıbasımı sayesinde artık araştırmacılar ve tarih meraklıları için çok daha erişilebilir bir hale geldi. Bakanlık yetkilileri, bu tür projelerin kültürel hafızanın diri tutulması açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Eserin tıpkıbasım süreci, modern teknolojinin imkanları ile geleneksel arşivcilik yöntemlerinin birleştirilmesiyle yürütüldü. Müellif nüshasının yıpranmış sayfaları, dijital restorasyon teknikleri kullanılarak aslına uygun şekilde dijital ortama aktarıldı ve ardından yüksek kaliteli baskı teknikleriyle çoğaltıldı. Bu süreç, sadece bir kitabın basımı değil, aynı zamanda bir medeniyet mirasının restorasyonu olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu çalışmanın diğer Osmanlı eserleri için de bir model teşkil edebileceğini ifade ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edilen bu özel nüsha, Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkma vizyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor. Devletin en üst kademesinde gerçekleştirilen bu takdim, ilmi çalışmalara verilen önemin bir göstergesi olarak yorumlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, önümüzdeki dönemde benzer nitelikteki nadir eserlerin de tıpkıbasım yoluyla kütüphanelere ve akademik çevrelerin kullanımına sunulacağını duyurdu.
Sonuç olarak, 23 yıllık bir emeğin ürünü olan bu çalışma, Türkiye’nin geçmişiyle kurduğu bağı güçlendiren önemli bir kültürel başarıdır. İsmail Hakkı Bursevi’nin mirası, bu tıpkıbasım sayesinde asırları aşarak günümüz okuyucusuyla buluşmaya devam edecek. Hem akademik çevreler hem de İslam tarihi meraklıları için büyük bir kaynak teşkil eden bu eser, Osmanlı ilim geleneğinin zenginliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.