enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Partizan değiliz, dertlere devayız”

“Partizan değiliz, dertlere devayız”
Ekip Türkiye
05.10.2021
A+
A-

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Halis Kahriman, 10 Ekim Pazar günü DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın katılımı ile gerçekleşecek açılış töreni öncesinde gazetecileri ve basın mensuplarını ağırladı. Yeni yapılan ilçe başkanlığında gerçekleştirilen kahvaltı programının ardından soruları yanıtlayan Kahriman, önemli mesajlar verdi.

“Partizancılığı bir kenara bırakmalıyız”

2023 seçimlerinde DEVA Partisi’ni birinci parti yapma hedefi ile hareket ettiklerini belirten Kahriman, Esenyurt ilçesinin çehresini değiştirecek işlere imza atacaklarını söyledi. DEVA Partisi olarak daha önce görülmemiş çalışmalar yaptıklarını ve ülkeyi yönetecek tecrübeli kadrolara sahip olduklarını vurgulayan Kahriman, “Bütün siyasi partilere sesleniyorum, partizancılığı bir kenara bırakmalıyız. Kimin tecrübesi, yeteneği, geçmişi ve yetkin kadroları varsa bu iş ona bırakılmalıdır. Takım tutar gibi parti tutulmaz. Türkiye’nin geleceği karanlıktaysa aydınlığa çıkmak için çalışmak herkesin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

DEVA Partisi’nin Türkiye genelinde ve Esenyurt ilçesinde oldukça büyük bir ilgi ile karşılandığının altını çizen Kahriman, ilçe başkanlığı olarak şimdiye kadar 19 bin kişi tarafından ziyaret edildiklerini ve Esenyurt ilçesinde 10 bin üyeye ulaştıklarını söyledi. Teşkilatlarında çalışmak üzere toplam 2.150 kişinin başvuruda bulunduğu bilgisini paylaşan Kahriman, “İktidar partisi ve belediyeyi elinde tutan parti teşkilatlarına başvuru 300’ü aşmazken biz iki binleri geçiyoruz” dedi.

“Esenyurt’ta DEVA Partisi’nin oy oranı %18 civarında”

Avrasya Araştırma tarafından yapılan araştırmaların sonuçlarını gazeteciler ile paylaşan Halis Kahriman, Esenyurt’ta şu anki durumda dört partinin öne çıktığını söyledi. Kahriman, DEVA Partisi’nin %18 oy oranında olduğunu belirtti. Diğer üç partiyi ise CHP %21, AK Parti %20 ve HDP %20 olarak sıraladı.

“Adalet yoksa o ülkenin geleceği de yoktur”

Mevcut yargıyı ve hükümet organlarını eleştiren DEVA Partisi Esenyurt İlçe Başkanı Kahriman, yolsuzluk üzerinden önemli eleştirilerde bulundu. Kahriman, şunları söyledi:

“İngiltere Başbakanı Boris Johnson’a satın aldığı bir gayrimenkul ile alakalı şu anda bir yolsuzluk soruşturması açıldı ama Türkiye’de içişleri bakanı çıkıp bir vekilin on bin dolar rüşvet aldığını söyleyebiliyor. Bu iddialar ortada dolaşıyor ama bakıyorsunuz ki hiçbir hakim, hiçbir savcı görevini yapmıyor. Bir ülkenin geleceği adalete bağlıdır. Bir ülkede adalet yoksa, hukukun üstünlüğü yoksa, demokrasi yoksa o ülkenin geleceği yoktur. DEVA Partisi olarak bizim amacımız bu değerleri ülkemize getirmektir. Bunlar olursa Türkiye zaten düzelir, ekonomi zaten çözülür. Şu anda Türkiye’ye dışardan para gelmiyor. Güvenilir bir liman yok. İnsanlar hukuki güvencesi olmayan yerlere yatırım getirmiyor. Güvenmeden zaten kimse parasını getirmez. Sağlam bir adaletin olmaması ekonomik sorunlarımızın temelinde yatıyor”

Kahriman, gazetecilerin sorularını cevapladı

Açıklamalarının ardından toplantıda hazır bulunan basın mensuplarının sorularını cevaplayan Kahriman, yerel ve ulusal siyaset ile alakalı birçok konuya değindi. Toplantıda öne çıkan başlıklar şu şekilde oldu:

Mevcut belediye başkanı ve faaliyetleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Artık eski Türkiye yok, hepiniz biliyorsunuz. Teknoloji ve iletişim imkanları gelişti, insanlar sizin sunduğunuz seçim vaatlerini gerçekleştirip gerçekleştirmediğinizi çok iyi takip edebiliyor. Bunları gerçekleştirmediğiniz takdirde bir sonraki seçimde halk rahatlıkla hesap sorabiliyor. Mevcut Başkanı Kemal Deniz Bozkurt da seçim sürecinde “Umudun Şehri” ve “Esenyurt’un Evladı” isimli iki kampanya yürüttü, vaat ettiği projeler vardı. Ben kendisine bizzat sordum -burada tabii ki pandeminin etkisini de göz önünde bulundurmak lazım- bana verdiği cevapta vaat ettiği projelerin %35-40’ını gerçekleştirebildiğini söyledi. Benim takip ettiğim kadarıyla ise bu oran %10 civarındadır. Yapılan çalışmalara vatandaşlar tarafından olağanüstü bir tepki olduğunu biliyorum, görüyorum.

Bir söz vardır, filler tepişir çimler ezilir. Maalesef Esenyurt’un kaderi budur. Belediye başkanlığı CHP’de, belediye meclisi ise AK Parti’dedir. Bu da çalışmaların yavaşlamasına sebep olmaktadır. Sonuçta ise zarara uğrayan Esenyurtlu vatandaşlarımızdır.

Geçtiğimiz günlerde İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünü ziyaret ettiğimde okulların durumunu merak ettim. Bu yıl 12 bin civarında evladımız yeni eğitim-öğretim yılına başladı. Bu da Esenyurt’ta bu sene içinde 6 tane yeni okul yapılmadığı takdirde çocuklarımızın açıkta kalacağı anlamına geliyor. Okul yapmak tabii ki Millî Eğitim Bakanlığının görevidir ama bu noktada kentin sorumlusu, mülki amiri, belediye başkanı da ellerini taşın altına koymak zorundadır. Dolayısıyla buradaki eğitim sıkıntısı, okul yapılmaması sebebiyle öne çıkmaktadır. İki yıl içerisinde burada bir tane okulun temeli bile atılmamış. Şu an Esenyurt üzerinde sınıf ortalaması 40 öğrenciden başlayarak 75’e kadar yükseliyor. Şimdi size soruyorum, 75 kişilik bir sınıfta okuyan öğrencinin başarısıyla Avrupa standartlarında ortalama 14-18 kişilik bir sınıfta okuyan bir öğrencinin başarısı kıyaslanabilir mi? Bu gençler, gelecekte onlarla rekabet içerisine girebilir mi? Eğer bir ülkede eğitime önem verilmezse oranın geleceği karanlık olur.

DEVA Partisi olarak olağanüstü bir çalışma yürütüyoruz. Arkadaşlarıma verdiğim talimatla 30 kişilik bir ekip oluşturduk. Esenyurt ilçemizde 43 mahallemiz var. Bu 43 mahalledeki bütün eksikleri tespit ettik, projelendirdik. En kısa zamanda, yılbaşına kadar bunları kamuoyu ile paylaşacağız. Esenyurt’un neye ihtiyacı var, nerede boşluk var, ne yapılması gerekiyor… Hepsini tespit edip projelendirip halkımız ile paylaşacağız.

DEVA Partisi’nin genel oy oranı %6 civarında iken Esenyurt’ta %18 oy oranına ulaştığınızı belirttiniz, diğer ilçelere kıyasla yerelde öne çıkan başarınızın sırrı nedir?

En son Avrasya anketine göre Türkiye genelinde DEVA Partisi’nin oy oranı %6-8 civarındadır. Türkiye’de anket firmaları maalesef çok doğru sonuçlar çıkaramamaktadır. 2002 bunun en büyük örneğidir. 2002 seçimleri öncesinde anket firmaları, iktidar partisi DSP’ye %14-15 ila %23 arasında şans veriyordu ancak seçimlerin sonucunda DSP %1 gibi bir oy oranında kaldı. Dolayısıyla anket firmalarının özellikle pandemi sürecinde ortaya koyduğu bu veriler çok güvenilir değildir. Yüz yüze anketler yapılamıyor, telefon anketleri yapılıyor ve isim sorulmuyor. Bizim genel merkezimiz isim bilgisi alarak farklı bir anket çalışması takip ediyor. Sayın Genel Başkanımız, bu konuda anket firmalarından çok daha farklı bir sonuç alıyor.

Türkiye’de seçim geçirmemiş bir siyasi partinin toplum tarafında tanınması çok zordur. Telefonla anket için arandığında AK Parti, CHP, MHP, HDP, İP, DEVA Partisi ve diğer partiler soruluyor. Vatandaşlarımızın %80, belki de %90 gibi bir oranı DEVA Partisi’nin ne olduğunu, genel başkanının kim olduğunu bilmezler. Bu sebeple biz bu anketleri doğru bulmuyoruz. Bizim DEVA Partisi Genel Merkezi tarafından yapılan anketlerde çok farklı sonuçlar ortaya çıkıyor.

Güneydoğu bölgesi ile alakalı bundan 15 gün önce Deniz Zeyrek tarafından yazılan yazıda şu anda DEVA Parti’nin bölgede ikinci parti olduğu yazıldı. Deniz Zeyrek, kalemi sağlam bir gazetecidir ve böyle bir açıklaması var. Kendisi, AK Parti’nin bölgedeki mevcut tabanının üçte ikisini kaybettiğini söylüyor. Bu da %50 civarında oy alan AK Parti’nin %15’e düştüğü anlamına gelir. Onun yerini de DEVA Partisi dolduruyor. Kendim de şahsen bölgedeki birçok ile gittim, kanaat önderleri ile de iletişim halindeyim. İnanın şu anda DEVA Partisi’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde ciddi bir karşılığı var.

Esenyurt demek de Türkiye’nin mozaiği demektir. Batı’da da şu anda önemli bir ilgi var. Genel Başkanımız dün Denizli’deydi, olağanüstü bir karşılama vardı. Bunların sonucunu seçimde elbette göreceğiz. Ben DEVA Partisi’ni rahmetli Turgut Özal’ın Anavatan Partisi’ne benzetiyorum. Korkut Özal’ın anlattığı bir hikâye vardır. Diyor ki; “Biz kendimizde iktidara geleceğimize dair şans görmedik. Seçim vakti dört kişi araba ile Ankara’dan İstanbul’a evimize dönüyorduk. Bolu’da bir dinlenme tesisinde yemek yerken sandıklardan Anavatan Partisi’nin patlama yaparak kazandığını öğrendik. Böyle olunca Ankara’ya geri dönüp mazbatamızı alalım dedik.” Göreceksiniz ki önümüzdeki seçimlerde DEVA Partisi de bu şekilde birçok insanı şok edecektir. Bunu hep beraber göreceğiz. Çünkü bu ülke artık bu yükü taşımıyor. İnsanlar görüyor. Örneğin Cumhuriyet Halk Partisi geçtiğimiz hafta tarımla ilgili bir açıklama yaptı, DEVA Partisi’ni kopyaladılar. Kopya çekmeleri doğrudur, bu bizim haklılığımızı gösterir. Ne var ki bu yaptıkları sınıfta ders esnasında kopya çekmeye benzer. Sınıfta alıştırma yaparken kopya çeken bir öğrenci o an yapabilir ama sınava tek başına girdiğinde hiçbir şey yapamaz. Seçimler de böyledir ve böyle olacaktır.

Başarıyı sağlamak liyakat, ekip ve tecrübe ile alakalıdır. İşe yapanların liyakat esası yoksa, yetkin kadroları yoksa, başlarındaki kişinin tecrübesi yoksa orada başarı sağlanamaz. Dolayısıyla millet, “iktidar bu işi yapamıyor, CHP’ye oy verelim ama” diyor. CHP düşünüldüğünde bu işin bir “ama”sı var. Bu yüzden milletimizin geleceği yer DEVA Partisi olacaktır.

Niçin DEVA Partisi derseniz, ben bölgedeki birçok iş insanı ile görüşüyorum. Örnek vermemiz gerekirse Atmaca ile görüştüm, Altınbaş Holding ile görüştüm, bu kurumsal büyük firmalar dahil herkes Babacan döneminde büyüdüğünü, Babacan döneminde kazandığını söylüyor. Babacan’ın gelmesi, Türkiye için doğru bir karardır. Esenyurt’ta 19 bin insan bizim ziyaretimize geldi. Bu bir ilçe başkanlığı için kolay bir sayı değildir. Bunların hepsi belgeli, hepsi arşivlerimizde mevcut. Esenyurt’ta görevi ben aldığım zaman 2.150 civarında kişi bizim teşkilatlarımızda görev almak için başvurdu. Bugün iktidar partisinin ve yerel iktidarın ilçe başkanlıklarında bir değişim olduğunda başvuru sayıları 300’ü geçmiyor. Demek ki bu ülkede bir problem var ve halk, problemin çözümü olarak Ali Babacan’ı ve DEVA Partisi’ni görüyor. Biz bütün arkadaşlarım ile Esenyurt’ta oldukça aktif bir şekilde çalışıyoruz. Bölgede anketlerde %18 gibi bir oranda çıkmamızın sebebi de Sayın Ali Babacan’ı burada daha fazla anlatabilmiş olmamız ile alakalıdır. Görevi devraldığımız günden bugüne minimum 300 bin insana ulaştık. Bugüne kadar vatandaşlarımıza DEVA Partisi’ni anlatan 1,5 milyon mesaj gönderdik. Bunların yanında bir çağrı merkezi oluşturduk. Şu anda bir çağrı merkezimiz var, Esenyurt’un datasını çıkardık ve merkezimiz her gün 300 ile 500 arasında kişiyi arayarak Ali Babacan’ı ve DEVA Partisi’ni anlatıyor. Bizim Esenyurt’taki farkımız budur. Eğer bütün ilçe başkanlarımız bunu yaparlarsa ben DEVA Partisi’nin ilk seçimde çok farklı bir yerde olacağına inanıyorum.

Esenyurt, göçmen sayısının yoğun olduğu bir bölge. Belediyeyi kazanmanız durumunda bu konuda nasıl bir politika benimseyeceksiniz?Şeyma DEMİRBAY – İlk Bakış

Göçmen meselesi aslen iktidarın meselesidir. Türkiye’nin bu konuda sınıfta kaldığını söyleyebiliriz. Orta Doğu’da bu konuda yapılan çalışmalar ile Türkiye’nin yaptığı çalışmalar kıyaslandığında Türkiye’nin sisteminin farkını görebiliyorsunuz. Onlar kontrollü bir sistem uygularken biz kontrolsüz bir sistem uyguladık. Maalesef ki Türkiye’ye gelen göçmenlerin adresleri belli değil, kimlikleri belli değil, isimleri belli değil, yerleri belli değil… Bu devletin ayıbıdır, iktidarın ayıbıdır. Elbette Avrupa ülkelerinde de göç olayları var. Bugün Almanya’da üç milyonu aşkın Türk var, Fransa’da bir milyona yakın Türk var, birçok Avrupa ülkesinde buna benzer şeyler var. Oralarda bu göç meseleleri planlı bir şekilde yapılıyor. Son göçmen krizinde de bu ülkelerde öncelikli olarak mülteciler kamplara alınıyor, kamplarda topluma entegrasyonlarına yönelik eğitim veriliyor ve sonrasında ülkenin çeşitli yerlerine bu insanlar dağıtılıyor. Türkiye bunu yapmadı, herkesi serbest bıraktı, herkes İstanbul’a geldi. İstanbul’un da en ucuz adresi maalesef ki Esenyurt. Şu anda Esenyurt üzerinde 72 ülkeden yabancılar var. 300 bin civarında sadece Suriyeliler var. Geçenlerde bir esnafımızı ziyaret ettiğimde kendisi bana gece saat 3’te tırlar dolusu Afgan’ın meydana bırakılıp gittiğini söyledi, kamera kaydı da var. Niye Esenyurt’ta yapıyorlar bunu? O Afganları gidip Bakırköy’e bıraksalar orada göze batar ama burada zaten 300 bin Suriyeli varken 15 bin de Afgan getirseniz fark edilmez. Maalesef ki Esenyurt’u dingonun ahırına çevirmişler. Çünkü Esenyurt sahipsizdir. Gerek yerelde gerekse yerelde Esenyurt sahipsizdir. Esenyurtlular merak etmesin, biz herkesin derdine deva olmaya geleceğiz.

Gelecek Partisi ve DEVA Partisi benzer partiler olarak görülüyor. Örneğin güçlendirilmiş parlamenter sistem önerinizi Gelecek Partisi kendilerinin ortaya çıkardığını iddia ediyor. Siz Esenyurt’ta Gelecek Partisi ile ilerleyen dönemde bir ortaklık veya iş birliği yapmayı planlıyor musunuz?Ahmet Onur GÜNGÖR – İlk Bakış

DEVA Partisi ile Gelecek Partisi’nin benzerlikleri şu an itibariyle yoktur. Biz DEVA Partisi olarak Türkiye’de hiçbir ideolojiye bağlı kalmaksızın hareket ediyoruz. Kadrolarımız da öyledir, Türkiye’nin 81 ilinde bütün renklerden insanları barındıran bir partiyiz. İttifaklar ve iş birlikleri konusunu konuşmak için çok erken. Rahmetli Süleyman Demirel’in dediği gibi Türkiye siyasetinde 24 saat çok uzun bir zamandır. Zamanı gelince bunları konuşur ve değerlendiririz.

Esenyurt çok kalabalık ve kozmopolit bir yer. Bu bölgedeki toplumda Doğu yöresinden insanların ağırlığı olduğunu biliyoruz. %18 dediğiniz oyu hangi kesimden alacaksınız? AK Parti tabanından mı, CHP’nin son zamanlardaki açıklarından mı yaralanmak istiyorsunuz yoksa yeni kurulan partilerin içinde en çok sivrilenin siz olduğuna mı inanıyorsunuz? Cumhur İttifakı’na mı yakınsınız yoksa Millet İttifakı’na mı?Osman İSLAM – Aktüel Gazete

Biz DEVA Partisi olarak güçlendirilmiş parlamenter sistemi savunuyoruz. Bu sebeple kesinlikle Cumhur İttifakı ile birlikte olmayacağımızı söyleyebilirim. Güçlü parlamenter sistemi savunan hangi parti olursa olsun biz onu destekleyeceğiz. Belki yarın AK Parti de çıkıp güçlü parlamenter sistem diyebilir. Benim kanaatimce AK Parti bu konuda pişman. Esenyurt seçmenine gelince, kamuoyu araştırmalarında Doğu ve Güneydoğu yöresinden insanların DEVA Partisi’ne daha çok ilgi gösterdiğini görüyoruz. Nedeni de şu, bu insanlar hayatları boyunca ezildi, bunlar ezilen bir halk. Bu sebeple bu insanlar, demokrasiyi, insan haklarını, adaleti en çok hangi lider savunuyorsa o tarafı benimsiyorlar. Esenyurt üzerinde de şu anda kararsızlar dağıtılmadan AK Parti %20-25 civarında gözüküyor. En son seçimlerde AK Parti’nin Esenyurt’ta aldığı oy ise %40 civarında. Kararsızlar dağıtıldığında bile AK Parti’nin 10-12 puan kaybettiği görülüyor. Kararsızların içerisinde ise en çok oyu DEVA Partisi’nin aldığını görüyoruz. Şu anda en büyük oy oranı kararsızlardadır. %32-33 civarında kararsız seçmen var. Sandığa gidildiği zaman bu kararsız seçmenler fotoğrafa şu şekilde bakıyorlar: İktidardan memnun değiller, muhalefetten de memnun değiller. Baktıkları zaman oy verecekleri adresin DEVA Partisi olduğunu görecekler. Biz burada insanlara dokunuyoruz. Üstat Bediüzzaman’ın da dediği gibi, “Bedel verirsen bedel alırsın, değer verirsen değer alırsın.” Biz Esenyurt’taki herkese değer veriyoruz. Ziyaretlere gidiyoruz, kendimizi anlatıyoruz. Bizim en büyük kredimiz Sayın Genel Başkanımızın bu ülkede sahip olduğu kredidir. Sayın Babacan ile ilgili hangi kapıya gidersek gidelim her kapı bize açılıyor. Bu yüzden şanslıyız. Son kamuoyu araştırmaları, son kurulan partiler içerisinde DEVA Partisi’nin bir noktaya geleceğini zaten belirtiyor.

Esenyurt demografik yapısı gereği diğer ilçelere kıyasla maalesef kadınların sosyal yaşantıya katılımının daha düşük olduğu bir ilçe. Şu anda parti teşkilatınızda kadınların katılım durumu nedir ve siz bu katılımı arttırmak için herhangi bir proje planlıyor musunuz?

Altını çizerek ifade etmek istiyorum ki DEVA Partisi’nin bu konudaki programı çok farklıdır. Parti tüzüğümüzde bir cinsiyet kotası yer alıyor. Bu Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir uygulamadır. %35 olarak belirlenen cinsiyet kotası ile kadınların parti teşkilatlarımızda kadınların katılım oranının en az %35 olması hedefleniyor. Genel Başkanımızın asıl hedefi ise bu oranı %50 civarına kadar çıkarmaktır. Eğer bir yerde kadınlar yoksa orada başarı yoktur. DEVA Partisi olarak kadınlarla ilgili çok ciddi çalışmalarımız var. İnşallah açılışımızdan sonra bu çalışmaları daha da hızlandıracağız. Kadınlarımıza ulaşabildiğimiz kadar ulaşacağız. Esenyurt’ta kadınlarla ilgili çok ciddi sıkıntı var. Sadece DEVA Partisi’nde değil bütün partilerde bu sıkıntılar var ama en iyi durumda olan DEVA Partisi’dir. Tüzüğümüzde öngörülen kotayı biz uyguladık, bu noktada bir sorunumuz yok.

Z kuşağı ile alakalı görüşleriniz nedir, bu kitle ile ilişkileriniz nasıl? Gençlerin birçoğu Batı ülkelerine göç planları yapıyor, bu konu hakkında gençlere bir çözümünüz var mı? Partinizde gençlerin katılım oranı nedir?

Anketlerde şu anda Türkiye’de Z kuşağı ve Y kuşağı ile alakalı anketlerde bu grupların Ali Babacan’a yönelik %45 oranında bir destek verdiğini görüyoruz. Gençler, Babacan gibi bir lideri istediklerini söylüyorlar, bu vizyona sahip birisinin Türkiye’yi yönetmesi gerektiğini ifade ediyorlar. 2018 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın ülkeyi uçuracaklarına dair beyanatları vardı. Dün televizyonda Demokrat Parti milletvekillerinden birisinin kurduğu cümleyi size aktarıyorum, “Şu anda Türkiye’deki 4 gençten 3’ü işsizdir.” Yani iktidarın dediği gibi %25 genç işsizlik oranı yok. Ben de bunu görüyorum, mübalağasız %60 oranında genç işsizliği var. Cumhurbaşkanı dediğini yaptı, gençleri uçaklara doldurdu, ülke Avrupa’ya uçuyor. Gençlerimiz gidiyor ve oralarda garsonluk yapıyor, komilik yapıyor. Z kuşağı ve Y kuşağı çok önemli. Baktığınız zaman Almanya ile Türkiye’nin nüfusu aşağı yukarı aynıdır, 84 milyon civarında. Türkiye’de yılda üniversitelerden 3 milyon öğrenci mezun olurken Almanya’da 300 bin genç mezun oluyor. Bunun sebebi ise Avrupa ülkelerindeki meslek okullarının verdiği eğitimin kalitesinde yatmaktadır. Almanya’da gençlere mesleki eğitim veriliyor, Türkiye’de ise diploma almak için onca emek veriliyor, 4 yıl kaybedililiyor ve sonrasında işsiz kalıyorlar. Avrupa ülkelerinde ise 300 bin üniversite mezununun hepsi maksimum bir yıl içinde iş sahibi oluyor. Almanya’da bu 300 binin yanında ise yılda 2,5 milyon mesleki eğitim mezunu veriyor. Üniversiteye gitmeyen bu gençler bizdeki lise dengi okullarda iş öğreniyor ve sonrasında mesleğini eline alıyor. Biz DEVA Partisi olarak bununla ilgili projeler geliştiriyoruz, bunları önümüzdeki süreçte kamuoyu ile paylaşacağız.

Davetiye dağıtımı yapıldı

Basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasının ardından Kahriman, toplantıya katılan gazetecilere Pazar günü gerçekleşecek olan açılış töreninin davetiyelerini takdim etti. Programın sonunda çekilen aile fotoğrafının ardından Kahriman, katılımlarından dolayı herkese teşekkürlerini sundu.