enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Oynatıp da öldürmüşler!

Rüya gibi bir oyuncu kadrosu; sinema derslerinde oyunculuk şaheseri olarak örnek gösterilecek kalitede. Biraz klostrofobik, zaman zaman …

Oynatıp da öldürmüşler!
Ekip Türkiye
29.09.2022
A+
A-

Rüya gibi bir oyuncu kadrosu; sinema derslerinde oyunculuk şaheseri olarak örnek gösterilecek kalitede. Biraz klostrofobik, zaman zaman gülümseten, biraz can yakan, onlara sorarsanız kara komedi ama günümüz Türkiyesi’nde zaten canımız burnumuzda olduğu için, komedisiz, bildiğin psikolojik drama. Most Yapım’ın masraftan hiç esirgemeden prodüksiyonunu üstlendiği, dijital platform GAİN’in sekiz bölümlük yeni dizisi Cezailer’den bahsediyorum. Dizinin basın lansmanında yapım ve oyuncu ekibiyle birlikte izlediğimiz iki bölümde onlar pek güldüler ama seyirci sıralarından ses çıkmadı.

Hatta filme girerken Rıza Kocaoğlu’na “Bizi yine korkutacak mısınız, siz çok güzel korkutuyorsunuz” diye sorduğumda “Yok, bu kez güldüreceğiz!” dedi ama gülümsemekten ileri gidemedik.

GUGUK KUŞU MU?

Hep oyunculardan bahsediyorsun, bu önemli dizinin yönetmeni, senaristi kim dediğinizi duyar gibiyim. Murat Can Oğuz, dizinin yönetmeni ama senaryoda da kalem oynatmış. Senaryo, Ayberk Çınar’ın. İkilinin kafa kafaya yazdığı iş, bizim yaştaki tüm sinemaseverlere Jack Nicholson’un efsanevi Guguk Kuşu’nu hatırlatacaktır.

Bu dizinin ondan farkı işin içine bir psikiyatristin akıl almaz Rosenhan deneyimini sokuşturmaları. 60’lı yıllarda bir psikiyatr, akıl hastanesine yatarak doktorların gerçekten akıllıyla hastayı ayırıp ayıramadıklarını denemek ister, canını zor kurtarır. Burada da psikiyatr Mert Güngel, (Yiğit Özşener) iki haftalık bir deney için kliniğe yatar. Ama klinik şefi Süreyya, (Rıza Kocaoğlu) için o da cezai ehliyeti olmayan bir hastadır, yani cezai. Yani cinayet işlediği halde hasta olduğu için tecrit edilen bir tutuklu! Cezailer erkek psikolog ve hemşire dışında bir koğuştan bahsettiğimize göre bütün kast erkek: Yiğit Özşener, Rıza Kocaoğlu, Esra Bezen Bilgin, Ushan Çakır, Onur Ünsal, Hayal Köseoğlu, Hakan Karsak, Şerif Erol, Görkem Kasal ve Cem Zeynel Kılıç.

Elbette size daha fazla spoiler vermeyeceğim. Ama olaylar ikinci bölümde iyice hareketleniyor ve karakterleri tanıdıkça onların hastalıklarını ve niye hastalandıklarını da merak etmeye başlıyorsunuz. Ve tabii en çok da iki psikiyatristten hangisinin daha deli olduğunu! Murat Can Oğuz, diziyi Beykoz Kundura stüdyolarında çekmiş. Zaman zaman belgeselci taktikleri kullanmış, ama zaten öyle bir cast hazırlamış ve onları öyle rahat bırakmış ki Onur Ünsal, Görkem Kasal gibi oyuncular rahat rahat deliriyor! Hayal Köseoğlu’nun üçüncü hemşire rolü, yine çok sevimli. İzletir mi izletir.

KAYNAK: Cumhuriyet

ETİKETLER: , , ,