Japon finans devi Mitsubishi UFJ Financial Group (MUFG), yayımladığı son raporda Türk Lirası’ndaki değer kaybının 2027 yılına kadar devam edeceğini öngörerek, dolar/TL paritesi için 57,00 seviyesinde bir projeksiyon paylaştı.
Japonya merkezli finans kuruluşu Mitsubishi UFJ Financial Group (MUFG), Türkiye ekonomisine ve Türk Lirası’nın gelecekteki seyrine ilişkin kapsamlı bir analiz yayımladı. Bankanın hazırladığı raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) uyguladığı yüksek faiz politikalarına rağmen, yerel para birimi üzerindeki baskının 2027 yılı boyunca süreceği öngörülüyor. MUFG analistleri, dolar/TL paritesinin kademeli bir artış eğilimi izleyeceğini belirterek, 2026 yılı sonundan 2027 yılı Eylül ayına kadar uzanan bir projeksiyon tablosu sundu.
Raporda yer alan verilere göre, dolar/TL paritesinin Aralık 2026 itibarıyla 51,50 seviyesine ulaşması bekleniyor. Takip eden dönemlerde bu yükselişin devam edeceği öngörülerek, Mart 2027’de 53,50, Haziran 2027’de 55,50 ve Eylül 2027’de 57,00 seviyelerine ulaşılacağı tahmin ediliyor. Bu rakamlar, piyasadaki genel beklentilerin üzerinde bir seyri işaret ederken, Türk Lirası’ndaki değer kaybının hızına dair finans çevrelerinde yeni bir tartışma başlattı.
MUFG’nin analizinde, Türk Lirası üzerindeki baskının temel nedenleri arasında enerji maliyetleri ön plana çıkıyor. Banka, özellikle ABD-İran gerilimi gibi jeopolitik risklerin Hürmüz Boğazı’ndaki enerji sevkiyatını tehdit etmeye devam etmesi durumunda, enerji fiyatlarının yüksek kalmaya devam edeceğini vurguluyor. Artan enerji ithalatı maliyetlerinin yanı sıra turizm gelirlerindeki olası dalgalanmaların, Türkiye’nin cari açığını genişleterek dış finansman ihtiyacını artırabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan, TCMB’nin döviz rezervleri üzerindeki baskı da raporun önemli bir başlığını oluşturuyor. MUFG, rezervlerdeki gerilemenin, kurdaki oynaklığı dengelemek için kullanılabilecek müdahale kapasitesini sınırladığını savunuyor. Banka, geçmiş dönemlerde lirayı desteklemek amacıyla yapılan müdahalelerin rezerv kaybına yol açtığını, bu durumun ardından yetkililerin kurdaki değer kaybına karşı daha toleranslı bir tutum sergilemeye başladığını ileri sürüyor.
Finansal piyasalardaki yapısal gelişmelere de değinen rapor, 20 milyar dolarlık varlığı yöneten 131 fonun tasfiye sürecine dikkat çekiyor. Bu gelişmenin yatırımcı güveni üzerinde baskı oluşturduğunu belirten MUFG, likiditeyi korumak adına alınan önlemlerin önemine vurgu yapıyor. Piyasa genelindeki 56,44 liralık beklentiye kıyasla 57,00 liralık tahminiyle ayrışan MUFG, Türkiye ekonomisinin önündeki makroekonomik zorlukların orta vadede devam edeceği görüşünü koruyor.
Sonuç olarak, MUFG’nin yayımladığı bu rapor, Türkiye’nin dış ticaret dengesi ve döviz rezervi yönetimi gibi temel ekonomik göstergelerin, önümüzdeki üç yıl boyunca kur üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor. Yatırımcılar ve ekonomi yönetimi için bu tahminler, dış finansman ihtiyacının yönetilmesi ve enflasyonla mücadele süreçlerinin kritik önemini bir kez daha hatırlatıyor.