enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

‘Mamak çöplüğü’nden domates yetiştirmeye

‘Mamak çöplüğü’ne kurulan katı atık bertaraf alanında faaliyet gösteren ITC firması, dikey tarımla çöpten elektrik üretimi sırasında ortaya çıkan atık ısıyla sebze ve meyve yetiştiriyor. Ali Rıza Öner, çevreci yöntemle sağlıklı gıda yetiştirildiğini söylüyor.

‘Mamak çöplüğü’nden domates yetiştirmeye
Ekip Türkiye
06.12.2022
A+
A-

Meltem Güneş – İklim değişikliği, nüfus artışı, yanlış arazi kullanımı dolayısıyla ekilebilir tarım alanlarının sayısı da azaldı. Üretimi tehdit eden bu sonuçlara karşı geliştirilen dikey tarım Türkiye’de ilk kez uygulanmaya başlandı. Ankara’nın eskiden “Mamak çöplüğü” olarak bilinen, şimdilerde ise katı atık bertaraf tesisine dönüşen alanda başlatılan dikey tarım, atıklardan elde edilen ısı enerjisiyle tarım yapılabilmesinin yolunu açtı. Mamak’ta 13 şehirde katı atık bertarafı yapan ITC’nin İş Geliştirme Direktörü Ali Rıza Öner, tesiste kurdukları dikey tarım modelini bir grup gazeteciye gezdirdi. Öner, dikey tarımda 10 metrekarelik bir konteynerde ilaç-pestisit kullanımını neredeyse sıfırlayarak, su ve toprak ihtiyacını yüzde 90-95 azaltarak üretim yapmanın mümkün olduğunu söyledi.

MALİYET % 60 DÜŞTÜ

Öner, tesiste yaktıkları atıklardan ürettikleri enerjiyi ısıya çevirerek bunu dikey tarım için kullandıklarını belirterek, “Yerinde üretim sayesinde ilk hasatlarımızdan olan marulun maliyetini yüzde 60 oranında düşürdük” dedi. Modeli, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerinin de incelediğini ifade eden Öner, şu an dünya çapında 5 milyar dolarlık bir pazara sahip olan dikey tarımın 2026 yılında 12 milyar doları aşmasının beklendiğini aktardı.

Öner, dikey tarımın şehir içlerinde kolayca uygulanabilir bir model olduğunun belirtirken, “Evimizin, apartmanımızın ya da apartman altındaki sığınaklar dahil boş alanlarda konteyner tipi dikey tarım ya da yeni adıyla kontrollü çevre tarımı yapmak mümkün. Apartman ya da sitelerde, sebze ve meyvelerini, kimyasal ilaç ve gübre kullanmadan, kanserojen etkisi olan pestisitten yoksun olarak üretilebilir” dedi.

İLAÇSIZ SEBZE

Tesiste şu anda deneme çalışmalarını yürüten firmanın 6 milyon lira yatırımla başlayıp dikey tarım uygulamasını büyütmeyi planladığını aktaran Öner, “İlaçsız sebze tüketmek istiyoruz, önceliğimiz fiyatı yüksek olan sebzeleri üretmek. Denemeler yapılıyor. Çok kısa süre içerisinde optimizasyon ve verimlilik esaslı olarak ürünler elde edeceğiz” dedi. Öner, market zincirleri ve restoranların bu işin öncülerinden olacağını ifade ederek, “Menülerindeki ürünleri tüketicinin gözü önünde üretecekler” diye konuştu.

KAYNAK: Milliyet

ETİKETLER: , ,