enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İzmir’de korkutan ‘deniz marulu’ yoğunluğu: Körfez’in komaya girdiğinin bir göstergesi

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar,, Ege Denizi’nde kirliliğe bağlı …

İzmir’de korkutan ‘deniz marulu’ yoğunluğu: Körfez’in komaya girdiğinin bir göstergesi
Ekip Türkiye
24.11.2022
A+
A-

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar,, Ege Denizi’nde kirliliğe bağlı görülen ve halk arasında ‘deniz marulu’ olarak bilinen plankton patlamalarının bu yıl her zamankinden daha uzun sürdüğüne dikkat çekti.

Tüm zamanların en uzun süreli deniz marulu olduğunu anlatan Prof. Dr. Yaşar, nisanda başlayan görüntünün devam ettiğini söyledi. Bu durumun nedeninin kuraklık ve kirlilik olduğunu belirten Yaşar, “Kasım ayının sonunda halen deniz marullarının görülmesi, Körfez’in komaya girdiğinin bir göstergesidir. Bilimin dedikleri yapılmadığı sürece deniz marullarını görmeye devam edeceğiz” dedi.

“BU YILA KADAR DURAKSAMAYAN MARUL GÖRMEDİK”

Geçen yıl kasımın ilk haftasında hiç deniz marulu olmadığını anlatan Prof. Dr. Yaşar, “Bu yılsa mart ayından sonra hiç kesilmedi. Daha önce hiç böyle olmamıştı. Türkiye’de ilk deniz kirliliği, 1930’larda İzmir Körfezi’nde başlamıştır. 1954’te ilk plankton patlaması yaşanmış ve binlerce balık ölmüştür. İzmir iç körfezi biyolojik olarak zengin olduğu için arıtılmadan su geldiğinde, hep patlamalar yaşanmıştı ama bu yıla kadar devasa boyutlarda ve hiç duraksamadan deniz marulu görmedik” diye konuştu.

“DENİZ MARULLARI SON YILLARDA KRONİKLEŞTİ”

Son 80 yılın en kurak dönemlerinden birinin yaşandığına da dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar, “Bu kuraklık olunca taze su gelmiyor ve su durağanlaşıyor. Ortamdaki azot fosfor çok daha zengin hale geliyor. Deniz marulları, İzmir Körfezi’nde eskiden nadir görülürdü ama 2010 yılından sonra giderek arttı. Son yıllarda kronikleşti. Her yıl mart sonu, nisan başı deniz marulları görülmeye başlıyor. Bir de ekim aylarında görülürdü ama bu yıl hiç bitmedi. Nisan ayında başladı ve hala aralıksız devam ediyor. Hala günümüzde ciddi miktarda deniz marulu sorunuyla karşı karşıyayız. Bunun nedeni kirlilik ve kuraklıktır. Maalesef deniz, son 5-6 yıldır iyice kirlenmeye başladı. Arıtma tesisi sorunlarının da buna neden olduğunu söyleyebiliriz. Bu yıl bir de çok kurak yıldı. Deniz suyu tazelenmedi, yenilenmedi. Durağan olunca azot fosfor yönünden çok zenginleşti. Ortaya böyle bir sonuç çıktı. Bir tarlaya çok gübre verirseniz; o tarlayı yakarsınız. Bu durum ona döndü. Çok fazla gübre geldi. İç körfez biyolojik olarak çok zengindir. Hiç bitmeden yaklaşık 6-7 aydır deniz marulunu görüyoruz. Bu duruma makro patlamalar deniyor. Bir de gözle görülemeyen mikro patlamalar var. Denizdeki renk zamanla beyazlaşıyor” dedi.

KAYNAK: Cumhuriyet