enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,5444
EURO
35,0699
ALTIN
2.443,14
BIST
10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Perşembe Açık
30°C
Cuma Açık
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Az Bulutlu
30°C

Halkbank savunmasını planladılar, faturayı Hakan Atilla’ya kestiler

Sanki bir kapı açıldı. Herkes konuşmaya başladı. İçinde birikeni, dilinin altında kalanı, eteğindeki taşı döktü. Geçen perşembe, bu köşede …

Halkbank savunmasını planladılar, faturayı Hakan Atilla’ya kestiler
Ekip Türkiye
06.09.2022
A+
A-

Sanki bir kapı açıldı. Herkes konuşmaya başladı. İçinde birikeni, dilinin altında kalanı, eteğindeki taşı döktü.

Geçen perşembe, bu köşede, Hakan Atilla’nın açıklamalarını okudunuz. Atilla, Halkbank Genel Müdür Yardımcısı olarak gittiği ABD’de tutuklanmış, iki yıldan fazla bir süre hapiste kalmıştı. Sınırdışı edilen ve havaalanında kahraman gibi karşılanan Atilla, Borsa İstanbul’un başına getirilmişti. Ancak istifa etti, köşesine çekildi.

İşte yıllar sonra, sürecin muhasebesini yapıyordu. Kendisi ABD’deyken, birilerinin “Atilla orada” diye haber uçurduğuna, tutuklanma hazırlığının böyle başladığına inanıyordu. Dahası, Halkbank yönetimi, tutukluyken onu yalnız bırakmıştı. Üstüne, savunma yapması için ne tanık ne delil desteği vermişti. Atilla, sorumlulardan biri olarak, Sedat Peker’in iddialarının odağındaki, dönemin Halkbank Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nu görüyordu. FETÖ’nün Bank Asyası’ndan Halkbank’a transfer olan Taşkesenlioğlu için, “Bankaya katkı sağlayacak tek bir şey yaptığını görmedim, ne sıfatı vardı da genel müdür oldu anlayamadım” diyordu.

(Rıza Sarraf)

ATİLLA, SARRAF İÇİN UYARMIŞ

İlki Rıza Sarraf ile ilgili. Hani bir zamanlar, yandaş medyanın, Türk bayrağının önünde kahramanmış gibi konuşturduğu, sonra ABD’ye gidip dağıttığı rüşveti anlatan Sarraf’tan söz ediyorum. Evet, Atilla, Sarraf’ın suçlamalarıyla yargılandı. Üstelik Sarraf bile “Atilla’ya rüşvet vermedim” dediği halde…

Peki Hakan Atilla ile Ali Fuat Taşkesenlioğlu arasında, henüz testi kırılmadan önce bu konuda bir çatışma olmuş muydu?

Konuştuğum kişi, bu soruya, “Evet” yanıtını verdi. Hatta bir değil, iki kere…

17-25 Aralık operasyonlarından birkaç ay sonraydı. Ali Fuat Taşkesenlioğlu henüz çiçeği burnunda genel müdürdü. Yardımcısı Hakan Atilla onu “Halkbank, Sarraf’la çalışmayı bıraksın” diye uyardı. 

İkincisi de var…

ABD Hazine Bakanlığı Terör ve Mali İstihbarat Ofisi müsteşarı David Cohen ile Taşkesenlioğlu ve Atilla özel bir toplantı yapmıştı. Bu görüşmede Sarraf’ın adı yersiz bir şekilde geçti. Aslında henüz görünürde bir Sarraf davası yoktu. Ama görüşme bittikten sonra Hakan Atilla, ABD’nin planını anlamıştı. Taşkesenlioğlu’nu bir kez daha “Sarraf’la çalışmayı bırakalım” diye uyardı. 

Gelgelelim, Taşkesenlioğlu, kime “danışıyorsa”, “Sarraf’la devam” kararı verdi.

17-25 FETÖ hesaplaşmasının sonrasından söz ediyorum…

Bu durum, Türk ekonomisine vurulan en büyük darbede, bile bile lades denildiğini bize gösteriyor. Birilerinin “kervanı yürüsün” diye hepimizin ekmeğinin küçüldüğünü anlatıyor.

(Son dönemlerde rüşvet iddialarında adı geçen Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun kendisi hapisteyken Bank Asya’nın başında olduğunu söyleyen Hakan Atilla, yargı sürecinde bankanın konuya dahil olmadığını ve kendisini yalnız bıraktığını söyledi.)

ATİLLA’YI DEĞİL SARRAF’I SEÇTİLER

İkinci dinlediğim hikâye daha felaket…

Dedim ya, söylediği 17-25 değil, sonrası. Sarraf, 17-25’ten sonra da Halkbank’ta gemilerini yürüttü. Gelgelelim, ABD’deki davada 17-25 sonrasına nedense pek girmedi. 

“Ne demek istiyorsun?” diyorsunuz.

Sarraf’ın, ABD’de, rüşvetle hapse cep telefonu soktuğunu hatırladınız mı? İşte anlatılan o ki, Sarraf, o telefonla Türkiye’den “birileriyle” görüşüyor, savunma stratejisini planlıyordu. 

Noktaları birleştirelim…

Sarraf’ın, 17-25 soruşturmalarından nasıl kurtulduğunu bilmiyorsanız, söyleyelim. Kendisi ABD’de anlattı. “Bazı etkili hukukçuların” aracılığıyla, bahşişini peşin ödeyerek çıkmıştı. İşte Sarraf, ABD’deyken de tarihi tekerrür ettirmek istemiş, cep telefonuyla aynı “etkili hukukçularla” görüşmüş, akıl almıştı. 

Gelelim üçüncü parçaya…

Halkbank Genel Müdürü, Hakan Atilla’yı yalnız bırakma kararını kendi başına almadı. Sarraf davası stratejisini, arkada “birileri” planladı. İşte Sarraf’ı 17-25’te çıkaran, ABD’deyken onunla görüşen kimse, Halkbank’ın savunmasını yöneten de aynı akıldı. Teşkesenlioğlu, belki de çok yetenekli olduğu için değil, geçmişindeki FETÖ kamburunun da etkisiyle, en çok söz dinleyen olduğu için o koltuğa oturtuldu.

O tercih de yapan da keşke bir gün sorgulansa…

Hakan Atilla sırtında kaç hançer olduğunun farkında mı bilmem. Ama Sarraf’ın bütün günahlarını devrederek çıkması için bir kurban gerekiyordu. Umarım, Sarraf’ın bile “İşimize taş koyuyor” diyerek hazzetmediği Atilla, “seçilmiş kurban” değildir. Eğer öyleyse yazık, çok yazık!

Herkes Ali Babacan’a, Atilla söyleşisinden sonra bir şeyler sordu. 17-25 Aralık’ı FETÖ parantezine alsak ya da zaten öğreneceğimizi öğrendik desek bile 17-25’ten sonraya dair hâlâ büyük bir karanlık var. Babacan’ın bu dönemi aydınlatması, Türkiye’nin geçmişinden çok geleceğini ilgilendiriyor.

Konuştukça kapıları açacak, kirlerimizden arınacağız. Bileğimizdeki pranga, gözümüzdeki bağ çözüldüğü gün, esaretimiz uzak ama görünür olacak.

KAYNAK: Cumhuriyet