enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrail Haydutluğuna Son Verilmeli”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrail Haydutluğuna Son Verilmeli”
Ekip Türkiye
16.06.2025
A+
A-

Erdoğan’dan Net Mesaj: “Ortadoğu’da Çözüm Masada”

İran’ın Nükleer Programına Diplomatik Yaklaşım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada İran’ın nükleer programına dair pozisyonunu bir kez daha yineledi. Türkiye’nin başından beri diplomatik çözümü savunduğunu belirten Erdoğan, bölgesel barış için müzakere zeminine işaret etti:

“En başından beri İran’ın nükleer programıyla ilgili sürecin müzakere masasında yürütülmesi gerektiğini savunduk, bugün de aynı noktadayız.”

İsrail’in Eylemleri ve Bölgeye Etkisi

16 Haziran’daki kabine toplantısı sonrasında konuşan Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına ve bölgedeki diğer eylemlerine karşı Türkiye’nin yaklaşımını netleştirdi. Açıklamalarında yalnızca Gazze değil, Suriye ve Lübnan’daki gelişmelere de değinerek bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekti:

“İsrail’in Gazze’deki soykırımı ile Lübnan ve Suriye’de gerçekleştirdiği pervasız eylemler hepimizin yüreğini kanatıyor.”

“Aynı İsrail şimdi de komşumuz İran’a karşı saldırı başlattı. Saldırının aslında çok kapsamlı, sinsi amaçları olduğu her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.”

Bu ifadelerle Türkiye’nin yalnızca insani değil, aynı zamanda stratejik bir endişe taşıdığı anlaşılıyor. Ankara, İsrail’in hamlelerinin yalnızca İran’ı değil tüm bölgeyi kaotik bir sürece sürükleyebileceği görüşünde.

Türkiye’nin Rolü: Kolaylaştırıcılık ve Uyarı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hem diplomatik hem arabulucu bir aktör olarak süreçte sorumluluk almaya hazır olduğunu belirtti. Ancak bu çağrının yanı sıra bölgedeki diğer aktörleri de uyardı:

“Türkiye olarak kolaylaştırıcılık dahil üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazır olduğumuzu tüm muhataplarımıza açık açık aktardık. Masada çözülebilecek meseleleri silahla, kaosla, önüne gelen her şeyi bombalamayla halletmeye çalışmanın ileride nelere yol açacağını kimse tahmin edemez.”

Savunma Sanayii ve KAAN Vurgusu

Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayiindeki ilerlemelerine değinirken, yerli ve milli teknolojiye duyulan güveni vurguladı. İnsansız hava araçları başta olmak üzere savunma sistemlerinin geldiği noktayı şu sözlerle ifade etti:

“Kendi sistemlerimizi geliştiriyor ve üretiyoruz. Büyük bir gururla söyleyebilirim ki, en zoru artık atık olarak geride kalmıştır. Envanterimize giren bu ürünleri artık imal etme safhasına geldik. Milli savaş uçağımız KAAN bunun en iyi örneklerinden biridir. Çok uzun olmayan bir süreçte hiç ama hiç kimsenin bize efelenemeyeceği bir savunma kapasitesine ulaşacağız.”

Ankara’nın Diplomatik Trafiği Hızlandı

İsrail’in 12 Haziran gecesi İran’a yönelik hava saldırısıyla başlayan kriz, Türkiye’nin dış politikada diplomasi trafiğini artırmasına yol açtı. Cumhurbaşkanlığı kaynakları, Erdoğan’ın 14 ve 15 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump ile görüştüğünü açıkladı. Görüşmelerde yalnızca saldırı değil, daha geniş bölgesel güvenlik meseleleri de ele alındı.

Erdoğan’ın Trump’la temaslarında diplomasi vurgusu öne çıktı:

“ABD Başkanı Trump’ın yaptığı son açıklamaları memnuniyetle karşıladım. Tüm bölgeyi ateşe atabilecek bir felaketin engellenmesi için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini vurguladım.”

“Nükleer anlaşmazlığın çözümünün diplomasiden geçtiğini, bu yolda Türkiye’nin kolaylaştırıcılık dahil her türlü gayreti sergilemeye hazır olduğunu belirttim.”

“ABD’nin anlaşmazlığın çözümü için nükleer müzakerelerin devam etmesi gerektiğine dair görüşünü destekliyoruz. Kontrol dışı bir tırmanmanın önlenmesi için Türkiye’nin elinden geleni yapmaya hazır.”

Netanyahu Yönetimine Sert Eleştiri

Erdoğan, İsrail’in politikalarını yalnızca askeri değil, ahlaki açıdan da eleştirdi. Özellikle Netanyahu liderliğindeki hükümeti hedef aldı:

“Katliam şebekesi” olarak tanımladığı Netanyahu’nun yönetimindeki “İsrail haydutluğuna” son verilmesi gerektiğini ifade ederken, uluslararası topluma bu yönde adım atma çağrısında bulundu.”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Erdoğan’ın çizdiği çerçeveyi destekleyici bir açıklama yaptı. İsrail’in yalnızca İran değil, Lübnan ve Gazze’deki faaliyetlerinin de istikrarsızlık kaynağı olduğunu belirtti.

Zamanlama Vurgusu: Gazze’nin Gölgesinde Kalan Diplomasi

Ankara’nın dikkat çektiği önemli konulardan biri, saldırının zamanlaması oldu. İsrail’in hava saldırısının, ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin altıncı turuna denk gelmesi ve Filistin-İsrail sorununa dair “iki devletli çözüm” konferansı öncesine rastlaması, Türkiye’nin kuşkusunu artırdı.

Dışişleri Bakanı Fidan bu durumu şöyle değerlendirdi:

“Bölgemizde giderek artan gerginliğin, dikkatleri Gazze’de yaşanan soykırımdan başka yöne çekmesine izin vermemeliyiz.”

Bölge Temasları Sıklaştı

Türkiye sadece Batılı aktörlerle değil, bölge ülkeleriyle de yoğun diplomatik temaslar kurdu. Dışişleri Bakanı Fidan; Irak, Ürdün, Azerbaycan ve Mısır’daki muhataplarıyla görüştü. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile de telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Netanyahu yönetimindeki İsrail, bölgenin istikrarı ve güvenliği için en büyük tehdittir. Bunu İran’a yönelik saldırı ile bir kez daha göstermiştir. Tansiyonun düşürülmesi için İsrail’in durdurulması gerekmektedir.”