Mesut Türk hayatla yüzleştiğinde daha 3 yaşındaydı. Isparta’daki köyleri baraj altında kalınca ailesiyle Gökçeada’ya göçmek zorunda kalmıştı. Gökçeada küçük bir yerdi, iş imkanları da kısıtlıydı. O da çareyi İstanbul’a gitmekte buldu. Gökçeada’nın sakinliğinden sonra İstanbul’daki yaşam da çok zor ve ağır geldi. Ancak aldığı bir iş teklifi tüm hayatını değiştirecekti.