enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Okuyan kadınların izini sürüyor

Emily Dickinson, “Kitap gibi fırkateyn yok” demiş 1873’te: “Kitap gibi fırkateyn yok Bizi uzaklara taşıyan Ne de soylu bir kısrak Şiir sayfasından fırlayan En yoksulları bile ücretsiz Gezdirebilir, hiç sıkılmadan Öylesine yalındır, insan Ruhunu gezdiren fayton…”

Okuyan kadınların izini sürüyor
Ekip Türkiye
26.12.2022
A+
A-

Kadınlar okudukça güçlendi, kadınlar güçlendikçe değişti dünya. Hâkim erke rağmen her yeni günde kadın, mücadelesinde yeni bir zafere imza atıyorsa umut var demektir. Yazar ve eleştirmen Asuman Kafaoğlu-Büke, işte bu değişimin öncüleri kadınların peşinde düştü.

Sanat tarihinin kitap tutkunu kadınlarının tablolarda izini sürdü ve onları “Tablodaki Kadın” adlı kitabında buluşturdu. Kitap, “okuyan kadın” resimleri üzerinden sanatın, kitabın ve nihayetinde kadının zaman içinde nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Asuman Kafaoğlu-Büke, kadın ile kitap arasında çok özel, hatta büyülü bir bağ olduğunu düşündüğünü anlatıyor kitabında. “Kadınların yüzyıllar boyunca gezmeleri, kendi başlarına maceraya atılmaları, zekâ ve yeteneklerini gösterecek işlerde çalışmaları toplumsal olarak engellendiği içindir ki, dinledikleri ve okudukları hikâyeler onlar için çok önemli olmuştur” diyor yazar. Okuduklarıyla öğreniyor, değişiyor ve değiştiriyor kadınlar.

Kafaoğlu-Büke “Okuma eylemi üzerine yoğunlaşmak bize kitabın yüzyıllar içinde nasıl farklı şekillere büründüğünü de gösterir. Sanat tarihi bilgim sınırlı olduğu için, bu kitapta yer alan resimlere sanatsal değerleri ya da teknikleri açısından değil, basılı kitabın tarihini yansıtmaları açısından baktım. Anlayacağınız, bu klasik bir sanat tarihi ya da sanat eleştirisi kitabı değil, sadece resimlere hayranlıkla bakan, gördüklerini paylaşmaktan zevk alan birinin denemeleri…” diyor.

KAYNAK: Milliyet