enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

‘Meçhul ressam anıtı’

Seray Şahinler – Türkiye resim tarihinin önemli isimlerinden biri Komet… 80 yaşında ve hâlâ üretmeye devam ediyor. Ressamın 2020-2021’de yaptığı …

‘Meçhul ressam anıtı’
Ekip Türkiye
15.11.2021
A+
A-

Seray Şahinler – Türkiye resim tarihinin önemli isimlerinden biri Komet… 80 yaşında ve hâlâ üretmeye devam ediyor. Ressamın 2020-2021’de yaptığı işler Dirimart’ta düzenlenen ‘Resim Sergisi’nde ziyarete açıldı. İzleyicinin kendi yorumlarını yapabilmeleri için serginin içeriğini paylaşmak istemeyen sanatçının ilk kez göreceğimiz bir buçuk metreden başlayıp iki-üç metreye uzanan resimleri Komet’in “düş dünyasına” bir davet.

Önce Komet’in dünyasına girelim… Komet, gerçek adıyla Gürkan Coşkun, 1941 yılında Çorum’da doğar. 1960-1967 arası İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Halil Dikmen ve Zeki Faik İzer Atölyeleri’nde çalışır. Adını bir müzik grubundan etkilenerek “Kuyruklu yıldız” anlamına gelen “komet” sözcüğünden alan sanatçı “dışavurumcu” anlayışa hâkim figüratif yapıtların temelini bu yıllarda atar. Ardından dönemin birçok sanatçısı gibi yolu Paris’e düşer. Komet ana öğesi figür olan ve olayın bu öğeye bağlı olarak kurgulandığı resimlerinde gerek figürü gerek olayı keskin çizgi ve renklerle, şok etkisi yapan leke ve renk kullanımıyla vurgular. Onun figürleri şiirin imgeleri gibidir. Zaten kendisi aynı zamanda bir şairdir…

Komet’in “sahnesi”

1973’ten 1981’e kadar yeni-romantik, yeni-dışavurumcu ve post-modernist anlatımların egemen olduğu resimlere imza atan Komet, bu tarihten itibaren bütünüyle bağımsız bir anlatımı benimser. Resmi bağımsız bırakır. Kalabalıklarla vedalaşır, tek tek bireyleri odağına alır ve yepyeni bir “sahne” kurar. Bu sahnenin ortasına izleyiciyi oturtur belki. Yönlendirmelerden kaçarak, herkesi tablonun başrolü olmaya davet eder. Ferit Edgü, “Komet’in Resimlerinin Önünde ve Ardında” başlıklı yazısında ressamın kurduğu dünyayı şöyle anlatır: “Gerçekten de Komet’in resimleri, masal ve efsanelerdeki gibi, simgeler, uykulu ya da uykusuz düşler, belirsizlikler, öykücükler, hangi oyuna (komedi ya da dram), hangi operaya ya da operete ait olduğunu hiçbir zaman bilemeyeceğimiz sahneler sunuyor bizlere. Sahne sözcüğü, sanırım, onun resimleri için uygun bir sözcük.”

Peki Komet’in “sahnesi” bize ne söylüyor? Özellikle son eserlerinde nasıl bir dünyaya davetliyiz? Sergide gölgelerin içinde yüzen ‘AH’lar, ‘Gittin Gideli’ hissedilenler, ‘Hiç Bitmeyecek Gibi’ gelenler, bambaşka dünyalara ait kalabalık figürlerin toplandığı sisli ve koyu resimler zengin dünyasının temsilleri olarak ortaya çıkıyor. Komet aynı zamanda bir nevi kendisiyle de yüz yüze gelerek  2005’te Dirimart’ta açılan “Beyazlar” sergisinde görülen beyaz, geometrik tuvallere yenilerini ekliyor. Böylece sanatçının diğer bir kırılma noktası olan figürlü resimleri bir arada kurgulanıyor. Kırılmaların birbirini tamamladığı sergide, boş alanların figürasyonla zeminde kurdukları ilişki ve sanatçının dimağından geçen figürler düşüncelerin ifadelerini beliriyor.

Resmetmek istenen düşler

Dirimart Sanatçı İlişkileri Sorumlusu Senem Özgören’in dikkat çektiği  gibi Komet, “Resim resimdir” manifestosuyla resmin tüm araçlarını sorunsallaştırıyor.  Ahmet Oktay’ın “Komet gördüğü düşleri resmetmiyor, tam tersine, resmetmek istediği düşleri görüyor” yorumu ise bu sergiyi izleyen herkesin yorumuna açık. Komet’in de bir eserine düştüğü not gibi burası belki de “Meçhul ressam anıtı.”  Sergi izleyiciyi hem Komet’in sanatsal tavrını izlemeye hem de kendi iç dünyasına yöneltebileceği bir yolculuğa davet ediyor.

Yarım asır 60 sergi

Türkiye’de ve yurt dışında toplam 60 sergi açan Komet’in eserleri; Lozan Canton Müzesi, Viyana Modern Sanatlar Müzesi, Kopenhag Grafik Sanatlar Müzesi, Paris Modern Sanatlar Müzesi ve İstanbul Modern gibi müzelerde yer alıyor. 80 yaşındaki sanatçı yaşamını ve çalışmalarını İstanbul ve Paris’te sürdürüyor.

‘İç dünyasının izdüşümü’

Dirimart Sanatçı İlişkileri Sorumlusu Senem Özgören sergiyle son iki yıllık süreçte ürettiği resimlerinde sanatçının şimdiye kadar resim yaparkenki tüm çıkış noktalarına tek tek uğradığını söylüyor: “Bu çıkış noktaları planlı bir şekilde resme dahil edilmemiş, sanatçının da ürettikçe fark ettiği bir durum olmuş daha çok. Kısacası, tek bir çıkış noktasından doğan resimler değil, her biri resim tarihi, sanatçının kişisel tarihi gibi farklı referans noktalarını barındırıyor içinde. Sanatçının kendi deyimiyle sergide yer alan figüratif resimler bir seri değil. Sanatçının bilinçdışıyla somut dünya arasındaki sınırlarda gidip gelen resimler. İzleyici bu sergide Komet’in hem sanatsal pratiğindeki kırılma noktalarına hem de sanatçının içsel dünyasına dair bir izlenim edinebilir.

Sergide figüratif resimlerle birlikte sanatçının boya katmanlarıyla oluşturduğu pürüzlerle beyazın kusursuzluğunu kırdığı soyut resimlerden oluşan Alto Modern serisini bir araya getiriyor. Bu resimler ilk kez figüratif resimlerle bir arada sergileniyor. Böylece izleyici de sanatçının resme yaklaşımı ve kendi yaklaşımının karşısına bir başka yaklaşımla çıkmasına tanıklık ediyor. Figüratif resimlerde ise izleyici her ne kadar sanatçının iç dünyasının bir izdüşümünü aramaya meyilli olsa da bu resimlerde izleyicinin kendi iç dünyasından bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Bir nevi, kendi bilinçdışımızdan bir şeylerin yansımasıyla karşılaşabileceğimiz resimler gibi.”

KAYNAK: Milliyet