Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 5 Mayıs 2026 tarihli TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin terör kamburundan tamamen kurtulması için radikal ve stratejik bir yol haritası açıkladı. Bahçeli, terörün tasfiyesi ve toplumsal onarım için “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” kurulmasını önerdi.
Konuşmasına Türkiye’nin küresel siyasetteki merkezi konumuna dikkat çekerek başlayan Devlet Bahçeli, Türkiye’nin krizleri okuyabilen ve çözüm üretebilen nadir ülkelerden biri olduğunu vurguladı. Barışçı bir dış politikanın “edilgenlik” anlamına gelmediğini belirten Bahçeli, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un “Napolyonculuk” heveslerini ve Yunanistan’ın maksimalist taleplerini sert bir dille eleştirdi.
“Kıbrıs; Türkiye’nin güvenlik derinliği ve stratejik hafızasıdır. Adada AB romantizmiyle oyalananlar, Filistin ve Lübnan’da yaşananları ibretle okumalıdır.”
Bahçeli’nin konuşmasının merkezinde yer alan “Terörsüz Türkiye” vizyonu, sadece bir güvenlik meselesi değil, ekonomik ve sosyal bir kalkınma hamlesi olarak tanımlandı. Terörle mücadeleye ayrılan devasa kaynakların okul, hastane ve teknoloji yatırımlarına dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden MHP Lideri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun “güvenlik raporlarıyla” değil, üretim ve gastronomiyle anılması gerektiğini söyledi.
Geçtiğimiz yıl (2025) yapılan çağrıların ve sembolik silah bırakma eylemlerinin nihai sonuç olmadığını hatırlatan Bahçeli, sürecin hukuki ve siyasi bir zemine oturtulması için kritik bir öneride bulundu:
Terörün tamamen tasfiyesi, silahların teslimi ve siyasetin terör vesayetinden arındırılması amacıyla “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” kurulması teklif edildi.
Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin Türkiye Cumhuriyeti lehine ve Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda, hukuki/vicdani ölçüler içinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sürecin TBMM çatısı altında, “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” vasıtasıyla şeffaf bir şekilde yürütülmesinin önemine değindi.
Bölgesel risklere de geniş yer ayıran Bahçeli, ABD-İsrail-İran geriliminin Türkiye üzerindeki olası etkilerine karşı uyardı. Hürmüz Boğazı’ndaki her sarsıntının vatandaşın mutfağına yansıdığını belirten Bahçeli, “Dışarıda kazan kaynarken evimizde aşımızı pişiremeyiz. Bugün mesele Beyrut değil, Ankara’dır,” diyerek iç cephenin sağlam tutulması çağrısında bulundu.
Konuşmasının sonunda duygusal bir parantez açan Devlet Bahçeli, yaklaşan Anneler Günü vesilesiyle şehit annelerini selamladı. Kahramanmaraş’taki okul saldırısında evlatlarını korumak için canını feda eden Ayla Öğretmen’i ve hayatını kaybeden öğrencileri rahmetle anarak, terörün bir daha bu topraklarda yüz bulamayacağı bir gelecek inşa etmeye kararlı olduklarını yineledi.
Bahçeli’nin bu çıkışı, 2026 yılı siyasi konjonktüründe terörle mücadele stratejisinin “güvenlik odaklı” yapıdan “siyasal ve toplumsal entegrasyon” aşamasına geçişi olarak yorumlanıyor.