enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
31,5758
EURO
34,3104
ALTIN
2.147,45
BIST
8.907,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
14°C
İstanbul
14°C
Gök Gürültülü
Salı Hafif Yağmurlu
10°C
Çarşamba Az Bulutlu
12°C
Perşembe Çok Bulutlu
9°C
Cuma Az Bulutlu
9°C

Hepimizin Hikayesi…

06.12.2022
A+
A-

Aynı bıçağın; ayrı bedenlerde, farklı derinliklerdeki kesiklerinden doğma yaraları taşıyoruz. Sakınıyoruz yaralarımızı çekincelerimizden dolayı. Karalara bürünüp, matemi yine kendimiz tutuyoruz. Başkalarına anlatmayı ya da göstermeyi güçsüzlük saydığımızdan bir başına yakıyoruz her ayrılığın ardından ağıtlarımızı. Yoksa biliyorum ki yaralarımızdan tanıyacağız birbirimizi. Sonra benzeyen şeylerin yalnızca yaralarımız olmadığının farkına varacağız. Seslerimiz, çığlıklarımız, cümlelerimizin altında yatan o derin anlamlar, gözyaşlarımızın aktığı oluklar, ağrılarımız, uykusuzluğun getirdiği o huzursuzluk…

Hissettiğimiz her duygu bir başkasının geçip gittiği yoldan başka bir şey değil. Biz bu duygusal buhranlar içerisinde savaş verenin yalnızca kendimiz olduğunu sanırken, oysa bizimle aynı kesikleri taşıyan binlerin olduğundan bi-haber yaşadığımızı öğreneceğiz. Bu aydınlanma bir parça da olsa nefeslendirecek yorgun yüreğimizi. Yalnız olmadığımızı bileceğiz. Çünkü yalnızlık, insanı eylemsizliğe sürükleyen kronik bir hastalık gibi. İnsan yalnızsa, kötürüm bir çocuktan farksızdır biraz da. Bunun rahatlığıyla bir tebessüm kurumuş dudaklarımızda sergilenecek. Cümlelerin anlatamadığı birçok hususun üstesinden gelinecek böylece. Daha iyi anlayacağız karşımızdakinin halini.

Sonra kimisi bir türkü çığıracak, kimisi kalemin cimri mürekkebine inat derdini dökecek kâğıdın üryanlığına.

Hayat sahnesinde daha bir cesur olacak herkes. Öyle bir güven gelecek ki sonra, çekingenliğin libasını üstümüzden sıyıracağız. Yaralımızın üstünü açıp da gezeceğiz caddelerde. Utancımızdan dolayı saklama gereksinimi duyduğumuz her şeyle barışıp, kabullenme olgunluğuna erişeceğiz. O yaraların hepsinin hayat yolundaki tecrübelerimiz olduğunu anlatacağız yediden yetmişe karşılaştığımız herkese. Bugün ki bizi, o yaraların inşa ettiğini, hepimizin bir hikayesinin olduğunu söyleyeceğiz. Cümlelerin tükendiği yerde gözümüz başlayacak söylemeye… Yüreğimiz kabarıp, şiştiğinde dar gelecek her yer! Kaçıp gidilebilecek kadar geniş bir yerin olmadığını göreceğiz kâinatta. Ne koca coğrafyalar ne de rakımı yüksek kentler geçirecek yüreğimizin yakalandığı bu sıtmayı. Alabildiğine koşmak istesek de bir adım öteye gitmeye nasibimizin olmadığını göreceğiz. Yastığımız altındaki cehennem her gece azabın şiddetini arttırıp yaksa da bizi, dudağımızdan süzülen birkaç tesirli dua söndürecek bütün yangınları. Geçmez dediğimiz bütün yaralarımızın bir anda su toplayıp, kabuk bağladığına şahitlik edince, aslında içinde bulunduğumuz o an hiç geçmeyecekmiş gibi sandığımız bütün kabusların bir sonunun olduğuna idrak getireceğiz. Cesaretimiz daha bir artacak. Başımızı gökyüzüne kaldırıp, teşekkür edeceğiz yukarıdakine!

Sonra bir bakacağız ki yağmurlar yağıyor şehrin kurak kaldırımlarına. Çiçekler açıyor bahçelerde. Bir gökkuşağı, umudun müjdecisi olmuş da gelmiş pencerenin karşısında sergiliyor güzelliğini. Sen, vücudundaki yaraların üstünde elini gezdiriyorsun yüzünde mahcubiyetin sınırlarına uzak kalan bir tebessümle. Bir bakıyorsun ki ne yara kalmış ne de duyduğun bir acı var yüreğinde. Yeni doğmuş bir çocuk gibi tekrardan başlıyorsun hayata. Hem de tertemiz bir sayfayla.

Yazarın Diğer Yazıları