Skip to content
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp

Promosyon Sektörüne Kadın Girişimci Damgası

Promosyon ve matbaacılık sektöründe kadın girişimcileri görmeye pek alışkın değiliz. 2015 yılından bu yana reklam ve promosyon sektöründe faaliyet gösteren SRG Promosyon şirketi kurucusu Pınar SERGİ, bu ezberi bozacak cinsten çalışmalara imza atıyor. Aslen Konya doğumlu olan Pınar SERGİ, kariyerinde ilerlerken sivil toplum kuruluşlarında gönüllü hizmetlerde yer almayı da ihmal etmiyor. Geçtiğimiz haftalarda TÜRDEF İstanbul İl Başkanlığı Halkla İlişkiler Sorumlusu görevine atanan Pınar SERGİ, aynı zamanda PromoTürk Derneği Yönetim Kurulu Üyesi.

Genç girişimci Pınar SERGİ, firmasının kuruluşundan sadece 1 yıl sonra Orta Doğu ülkelerine ihracat yapmaya başladı. Kendi tasarladığı ürünlerin üretimini Çin’de anlaşmalı olduğu firmalara yaptırarak Türkiye’ye getiriyor ve buradan Orta Doğu ülkelerine ihracat yaparak ülke ekonomisine katkıda bulunuyor. Başarılı iş kadını Pınar Sergi ile sektöre giriş hikayesini, promosyon sektörünün artı ve eksilerini, kısa ve uzun vadede hedeflerini konuştuk.

Promosyon ve matbaa sektöründe kadın girişimciler görmek pek mümkün olmuyor. Sizin bu alanı seçme ve sektöre giriş hikayeniz nasıl başladı?

Şans eseri bu sektöre girdim diyebilirim. Reklam ve promosyon işiyle hiçbir bağlantısı olmayan birbirinden farklı sektörlerde iş deneyimlerim oldu. Fakat hiçbiri beni tam manasıyla mutlu etmeyince yeni arayışlara giriştim. 6 yıl önce ‘Hangi sektörde kariyer yapmalıyım?’ sorusuna cevap aradığım bir dönemde, arkadaşımın ofisinde isimsiz bir promosyon kataloğu gördüm. Kataloğu incelerken bu iş dikkatimi çekti ve bana çok cazip geldi, denemek istedim. Promosyon sektörü ile alakalı hiçbir tecrübem olmamasına rağmen kendimi aniden bu işi yaparken buldum. İlk müşterilerim teslim ettiğim ürünlerden çok memnun kalınca kendimi daha da geliştirmek adına şirketimi kurdum. Kaliteli hizmetten asla ödün vermediğim için referanslarım günden güne çoğaldı ve tavsiyeler üzerine müşteri portföyüm giderek genişledi. İşimi büyük bir keyifle yaptığım için iyi ki bu işi seçmişim dedirtti bana.

“Hem maddi hem manevi anlamda istediğim noktadayım, mutlu olduğum işi yapıyorum.”

Bu işe başlarken sadece maddi kazanca odaklanmadım. Elbette yaptığım iş maddi olarak doyurucu ancak benim için asıl önemli olan işimi severek yapmak ve işte geçirdiğim zaman zarfında mutlu olmaktır. Bu sektör tam aradığım gibi, çok renkli, çok dinamik… Birbirinden farklı sektörlerle aynı anda çalışabilmek hem kendimi hem işimi geliştirmeme yardımcı oluyor. Dolayısıyla tam hayal ettiğim gibi hem maddi hem manevi anlamda istediğim noktadayım.

SRG Promosyon olarak Türkiye dışındaki ülkelerle de çalışıyorsunuz. İhracat ve ithalat süreciniz nasıl başladı? Hangi ülkelerle çalışmaktasınız?

Sektöre girdikten 1 yıl sonra ilk ihracatımızı Libya’ya gerçekleştirdik. Hala ağırlıklı olarak Libya ile çalışmaktayız. Ayrıca İran ve Dubai’de çalıştığımız firmalarımız var. Üretimi Türkiye’de yapmaya başladığımızda başka ülkelerle de bağlantı kurmayı planlıyoruz. İthalat sürecimize gelince; o daha uzun bir yolculuktu. Farklı ürün arayışlarına girmemizle birlikte yurt dışındaki promosyon fuarlarını yakından takip etmeye başladık. İthal olan tüm ürünlerimizi Çin’de anlaşmalı olduğumuz firmada özel olarak yaptırıp ülkemize getiriyoruz. Çin pazarlarında hazır olarak sunulan ve her yerde rastlayabileceğiniz ürünleri tercih etmiyoruz. Çin’de ürettirdiğimiz ürünlerimizin tamamının renk-model seçimleri ve tasarımları bizim tarafımızdan yapılmaktadır. Kısaca SRG Promosyon imzalı ürünleri başka bir firmada bulmak mümkün değil.

İhracat yaptığınız Orta Doğu ülkelerinde en fazla hangi ürünleriniz talep görüyor?

Kutulu özel tasarım setler ve powerbank en fazla talep gören ürünlerimiz arasında. Orta Doğu ülkelerinde erkek müşterilerimize hitap eden tüm ürünlerimiz talep görüyor diyebilirim. Deri cüzdan ve kemerli setler, masa setleri, takvimler vs.

İthalat sürecinde yaşadığınız zorluklar nelerdir? Siz ürünleri beğenip seçiyorsunuz ve müşteri kitlenize sunuyorsunuz? Tahminleriniz ile müşteri portföyünüzün zevklerinin uyuşmadığı oluyor mu?

Müşteri portföyümüzün beğenilerine az çok hakim olduğumuzdan seçimlerimizi genelde doğru yapıyoruz. Bunu da giderek yükselen satışlarımızdan yola çıkarak söyleyebiliyorum. Bizim işimizin en zor yanı sürekli yükselen gümrük vergileri oluyor. Ödediğimiz yüksek vergiler elbette ki satış fiyatlarımıza yansıyor. Bu sebeple üretimi Türkiye’de yapma niyetimiz var. Bunun hem ülkemize hem de müşterilerimize katkısı olacağı kanaatindeyim. Asıl hedefimiz tamamen yerli üretim diyebilirim.

Peki, yerli üretim hedefiniz için bir yatırımcı arayışınız var mı yoksa bireysel girişimcilik mi düşünüyorsunuz?

Elbette ilk tercihim üretimi bizzat yürütmek olacaktır ancak prensiplerimize uygun bir yatırımcı bulursak ortak üretim tesisi kurmayı da düşünebiliriz.

Promosyon sektörünün artıları ve eksileri nelerdir?

Aslına bakarsanız promosyon ürünler, kurumsal şirketlerin en iyi reklam araçlarından biridir. Ancak bizim ülkemizde promosyon ürünlere bakış açısı olması gerektiği gibi değil. Ülkemizde sıkça kullanılan ‘eşantiyon’ ifadesi negatif algı oluşmasına sebep oluyor. Bizim iş insanlarımız promosyon ürünlerin bedava dağıtılan ve maddi getirisi olmayan hediyeler olduğuna inanıyorlar. Oysa ki promosyonlar, kullanım ömrü doluncaya kadar reklam yapmaya devam edebilen araçlardır. Bu ürünler parayı sokağa atmak olarak düşünülmemelidir.

Bir TV programına veya gazeteye verilen reklamdan çok daha faydalı olduğundan şüpheniz olmasın. Çünkü görsel ve basılı medyaya verilen reklamlar anlık olarak insanların karşısına çıkıyor ve reklam veren marka, kısa süre sonra unutuluyor. Promosyon ürünler ise hediye ettiğiniz kişiler tarafından sürekli kullanılıyor ve markanız subliminal yolla sürekli olarak insanların hafızasına kazınıyor. Hele ki kişiye özel setler müşterilerinize kendilerini özel hissettirdiğinden profesyonel alandaki bağlantılarınızı güçlendiriyor. Bunun dışında üzerinde markanızın yer aldığı bir fincanı, kalemi, powerbank veya çakmağı hediye ettiğiniz kişiler bu ürünleri her kullanışında, farklı ortamlarda onlarca insana sizin reklamınızı yapmış olurlar. Zira promosyon ürünler dışında hiçbir insana markanızın reklamını bu şekilde gönüllü ve sürekli biçimde yaptırma imkanınız olmayacaktır.

“Gerek ülke çapında gerekse şirket özelinde en ufak kriz anında ilk kısılan harcama reklam gideri olmaktadır. Oysaki reklam, işin devamı için gereklidir.”

Sektörümüzün bir diğer sıkıntılı yanı ise lüks harcama olarak görülmesi ve kriz anında ilk kısılan gider kalemi arasında yer alıyor olmasıdır. Mesela pandemi süreci bu gerçeği bir kez daha görmemize neden oldu. Salgının ardından gelen karantinalar ve kapanmalar sebebiyle reklam yatırımlarına ayrılan bütçeler ciddi oranda kısıldı. Promosyon sektörü de bundan nasibini almış oldu. Türkiye’de firmaların kriz anında ilk vazgeçtikleri şey reklam harcamalarıdır. Oysaki reklam, işin devamı için oldukça gereklidir. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde kriz anlarında reklama yatırım artarken bizim ülkemizde ilk vazgeçilen gider kalemi olabiliyor.

“İnsanlar artık emek verilmiş hediyelerle mutlu oluyor.”

Özel setlerin tercih edilmesinin sebepleri nelerdir? Genelde hangi firmalar bu setleri seçiyor?

Özel tasarım setler kurumsal firmalarca sıklıkla tercih edilmektedir çünkü bu ürünler firmayı çok daha güçlü göstermektedir. Özel setleri tercih eden müşterilerimizin ortak özelliği işine duyduğu saygıyı müşterilerine gösterdiği özenle sergilemek istemeleridir. Burada bir örnek aktarayım; bir müşterimiz yüksek fiyatlı setler yaptırıp özel müşterilerine dağıtmıştı ve bu müşterilerden bazıları setleri beğenip üretici firma olduğumuzdan bizimle iletişime geçerek fiyat teklifi aldılar. Setlerin fiyatını öğrendiklerinde ise kendilerine verilen değeri fark edip mutlu oldular. Bu tarz setlerin, insanlara kendilerini özel hissettirmek için çok doğru bir tercih olduğunu defalarca geribildirimler sayesinde tecrübe ettik. Ayrıca özel ve pahalı ürünler hediye eden firmalar, müşterilerinin gözünden daha da güçlenmekte, itibarı artmaktadır. Müşterileri yemeklere davet ederek etkileme ve özel hissettirme furyası yerini artık kişiye özel promosyon setlere bıraktı. Deneyimlerimden yola çıkarak bunun çok mantıklı ve doğru bir karar olduğunu tekrar söyleyebilirim. Çünkü yemekte birkaç saat oturuyorsunuz, yüzlerce lira hesap ödüyorsunuz ve birkaç gün içinde bu unutuluyor. Ancak müşterinizin ismine ve markasına özel bir set hediye ettiğinizde, müşteriniz bu ürünleri her kullandığında sizi hatırlıyor ve kendini değerli hissediyor. Pahalı bir çikolata almanız, lüks bir restoranda ağırlamanız, çiçek göndermeniz insanları eskisi kadar etkilemiyor. Zira insanlar artık emek verilmiş hediyelerle mutlu oluyor. İllaki set olmak zorunda da değil. Promosyon hediye seçiminde karşınızdaki insanları tanıdığınızı da belli etmeniz pozitif bir etki yaratacaktır. Örneğin, kahve içmeyi çok seven birine hediye edilen isim baskılı kahve değirmeni o kişiye kendini çok özel hissettirecektir. “Seni önemsiyorum” mesajını verebildiğiniz zaman hediyeniz amacına ulaşmış olur. Özel hediyeler, kendi işinizi önemsediğinizi göstermiş olmanızın yanı sıra işinizle bağlantılı herkese de aynı oranda özen gösterdiğinizin bir ispatı niteliğindedir.

Promosyon ürün seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? Müşterilerinizin promosyon ürün seçimlerine müdahale ettiğiniz zamanlar oluyor mu? Yoksa seçimi tamamen kendilerine mi bırakırsınız?

Ürün seçimi konusunda tek bir sektöre yönelik öneri paylaşmamız doğru olmaz. Çünkü tekstil sektörüne yönelik öneri paylaşmak istediğimizde bu sektörün de kendi alt dallarına ayrıldığını hesaba katmamız gerekir. Örneğin abiye giyim firması da erkek çorap üreticisi de tekstil sektöründe faaliyet göstermektedir ancak hedef kitleleri birbirinden çok farklıdır. Her firmanın bir kimliği vardır. Bu kimliğe göre bir yol belirlemek gerekir. Promosyon ürünü seçmeden önce firmaların cevaplaması gereken ilk soru, markalarının nereye-kimlere ve kaç kişiye ulaşmasını istedikleridir. Hedeflerini belirledikten sonra hem firmanın bütçesine hem de hedef kitleye uygun ürünleri seçerek kendilerine öneriyoruz.

Promosyon hizmeti veren çok fazla ajans var ancak fiyat listelerine baktığımızda aralarında ciddi uçurumlar olduğunu görmekteyiz. Sunulan katalogdaki ürün birebir aynı olmasına rağmen bu fiyat farkının oluşmasının sebepleri ne olabilir?

İlk akla gelen malzeme kalitesi olmalıdır. Fotoğrafa asla aldanılmamalı. Örneğin fotoğrafta kırmızı bir defterin kalitesini anlayamazsınız. Ürüne dokunmadan, incelemeden malzemesinin aynı olup olmadığını bilemezsiniz. Onlarca farklı malzemeden defter yapılabilir. Mesela o defterin üzerindeki cilt, termo deri mi, cilt bezi mi? O defterin içerisinde kullanılan kâğıdın kalitesi, ölçüsü, gramajı nedir? Defterin üzerinde kalem takma yeri bulunuyor mu? Bunların hepsi fiyatı etkileyen etkenlerdir. O defterdeki dikişin çeşidi bile fiyatı değiştirir. Benim önerim numuneleri görmeden karar vermesinler. Fiyat teklifi aldıkları ajanslarla anlaşma yapmadan evvel mutlaka numuneleri de karşılaştırsınlar.

DİĞER RÖPORTAJLAR

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.